Diyalektik Düşünce Tarihi

Diyalektik düşüncenin tarihi, eski Yunan medeniyetinden başlayarak anlatılıyor. Eski Yunan’dan, orta çağdan, klasik Alman düşüncesinden görüşlere yer veriliyor.


Diyalektik Düşünce Tarihi

Doğu halklarında metafizik düşüncenin günümüze kadar ağır bastığı açıkça görülmektedir. Eski doğu felsefesinin en temel özelliği durağan (statik) ve değişmez bir dünya görüşüne dayanmış olmasıdır. Çinliler ve Hintliler eşyanın özünü, yani cevherini hiç değişmeyen ve kendi kendine özdeş olan bir şey olarak görürüler.

Çin felsefesinde birde karşıtlıklar ilkesinden bahsedilir. Çinliler dünyanın kuruluşunda bir takım ikilikler ve karşıtlıklar olduğunu kavramışlardır. Mesela Çinliler gökyüzünü doğurtucu bir erkek yeryüzünü de yani toprağı da doğurgan bir dişi olarak görüyorlardı.

Eski İran felsefesinde karşıtlıklar arasında bir çatışma ve savaş olduğunu görüyoruz. Bu anlayışa göre evrendeki herşey iki kategoriye ayrılmış, bir tarafta ışık ilkesinin yönelttiği iyilik diğer tarafta kötülük ilkesinin yönettiği kötülük.

YUNAN DÜŞÜNCESİNDE DİYALEKTİK

Yunan felsefesinde daha başlangıcından beri çocukça ve basit biçimde de olsa diyalektikten, oluş ve değişme kavramlarını dile getirerek bahsedildiğini duyarız.

HERAKLEİTOS

Milattan önce 535-475 yaşadığı sanılan Heraklietos Efesli bir aristokratın oğludur. Kendisi bir ayaklanmaya katılmış ve başarısızlığı üzerine Artemis tapınağına kapanarak Dünya ile ilgisini kesmiştir.

Heraklietos insanı bir nesne olarak ilk defa ele almıştır. Ve ben kendimi alıyorum demiştir. Heraklietos’a göre evrendeki herşey değişikliğe uğrar. Bozulmayan hiçbir şey yoktur. Aynı ırmağa iki kez giremezsin. Çünkü her seferinde geçen başka bir sudur.

İnsan ruhu da son derece incelmiş ve arınmış bir ateş unsurudur. Kuru akıl daha bilge daha akıllıdır. Rutubet ruhun ateşini kararttığı zaman akıl gücünü kaybeder. Sarhoşluk bu durumun en iyi örneğidir.

ZENON

Aristotelese göre diyalektiğin babası Heraklitos değil Elealı Zenondur. Zenonun diyalektiği özdeşlik ve negatiflik ilkesi üzerine dayanır. Zenon sadece varlığın varolduğunu ve varolmayanın varolmadığını ileri sürer. Zenona göre evrende gördüğümüz çokluk ve çeşitlilik aslında özle ilintisi olmayan temelsiz görünüşlerdir.

Zenon hareketin imkansızlığını göstermek için çeşitli örnekler vermiştir. Atılan bir ok hedefine varabilmek için ardaki bütün noktalarda ayrı ayrı bulunmak zorundadır. Bulunmak durmak demek olduğuna göre ok bütün uçuş süresince duruyor demektir.

SOFİSTLER

Sofistler genel problemlerden uzaklaşıp düşüncesi iradesi ve duygusal hayatı ile insanın kendisini incelemeye çalışmışlardır.

SOCRATES

Socrates geleneklere saygı duymamakta ve devrimci bir çizgi çizmektedir. Sokratesin bütün ustalığı sanki bilmiyormuş gibi yaparak kendi düşündüğünü saklamasında ve başkalarından bir şeyler öğrenmek istiyormuş gibi yapmasında yatmaktadır. Sokrates yönteminin amacı problemi çözmek değil gerektiği gibi ortaya koymaktır. Kabul ettirmek değil problemi aydınlatmaktır. PLATON Milattan önce 427-327 yıllarında yaşamıştır. Bilimsel yöntemini insana bağlı olmaktan kurtarmak istiyordu. Araştırmanın her türlüsünün beyhude olduğunu dile getirmiştir. Bunuda şu şekilde izah etmiştir. Aradığım her hangi bir şeyi ya önceden biliyorumdur ,(bu durumda araştırmama gerek kalmaz) yada araştırdığım şey hakkında hiç bir şey bilmiyorumdur. Bu durumda da herhangi bir şey öğrenmeme imkan yoktur. Çünkü araştırmayı nasıl yapmam gerektiğini bilemem. Demek ki bilimin değeri olmadığı gibi başarıya ulaşma şansıda yoktur.

ARİSTOTELES

M-Ö (384-322) Aristoteles bir gençlik yapıtı olan Topiklerde diyalektikten etraflıca söz eder. Bu kitabın amacı muhtemel öncüllerden kalkarak ileri sürülen her problem üzerine kanıtlama yapmamız ve bir kanıt ileri sürdüğümüz zaman bu kanıta karşı her hangi bir şey söylemekten kaçınmamızı sağlayan bir yöntem bulmaktır.

ORTA ÇAĞDA DİYALEKTİK

Hristiyanlık bir felsefe değil dindir. Bununla beraber tanrı sözü( vahiy ) felsefeyi gereksiz hale getirmemiştir. Kecskes bu durumu açıklamak için iki tana durum ileri sürüyor.

1-İnsan oğlunun inandığı şeyi anlamaya ve onu düşünce yoluyla geliştirmeye çalışması doğaldır. Bu durumda felsefe gerekli bir şeydir. Çünkü imanı anlamak ve kavramak ancak felsefenin sağladığı kavramlarla kabildir.

2-Hristiyanlığın felsefe akımlarına başvurması gerekli idi. Çünkü puta tapar Dünya bu dine felsefenin silahları ile saldırıyordu.

Aslında felsefe silahını kullanarak savunmaya girişmek bu dine gerçekten inanmış olanların duyduğu bir zorunluluktu. Çünkü tanrı sözü bir apaçıklık olma niteliğini kaybedince onu akıl yoluyla haklı çıkarmak ihtiyacı duyulmaya başlanmıştı. Ama akıl yoluyla haklı çıkarmaya çalışmak bile tanrı sözüne bir hakaretti. Çünkü tanrı sözünün gerçekten tanrı sözü olabilmesi için herhangi bir koşula bağlı olmayan mutlak bir şey olması gerekiyordu.

PIERRA ABELARD

Abelardın en önemli özelliği bir problemin bütün yönlerini ele almasından kaynaklanır. Fakat sonucu daha çok okuyucuya bırakır. Eğer abelard nihai sonuçları kendisi çıkarmış olsa idi yaptığı iş bu kadar önem arzetmezdi.

ECKHART

Eckhart, tanrıda üç tanrısal kişi ile tanrısal özü bir birinden ayırmaktadır. Tanrısal öz yaratıcı doğadır. Oysa tanrısal beliriş yaratılmış doğadır. Her şey tanrıdan çıkar ve kendi özüne dönmek isteği ile tanrıya döner. İlahiyatın üçlü gücü ilahiyatın kutsal üçlemine tekabül eder. Yani akıl, oğul irade kutsal ruh , hafızada babadır. Tanrı benden vaz geçemez. Çünkü ben olmasaydım o da olmayacaktı.

NİCOLAUS CUSANUS

Bu filozof bilginin üç derecesi olduğunu savunur. 1-Duyular ve hayal gücü 2- Akıl 3- Zeka

Akıl ile hakikat arasındaki ilişki çokgen iki daire arasındaki ilişkiye benzer. Kenarların sayısı arttıkça çokgenin daireye yaklaştığını görürüz. Ama çokgen hiçbir zaman daire haline gelemez. Demek ki bilginin en üst derecesi kavramlar yoluyla elde edilemez. Ama bütünsel bilgiye ulaştıran bir bilme biçim,de vardır. Bu zihinsel görüdür. Zihinsel görü gerçekten bir ruh halidir. Bir bakıma duyuların sağladığı bilgiden ayrılır. Çünkü bilgi kavramsız bir bilgi değil kavram ötesi bir bilgidir.

KLASİK ALMAN FELSEFESİNDE DİYALEKTİK

KANT

Kantın düşünceleri kendinden sonraki bir çok alman filozofona temel olmuştur. Kendinden sonra yazılan eserler ona bir cevap niteliğinde olmuştur. Kant bilgi hakkında ; insanoğlu düşüncenin birleştirici gücü ve somut sezgi tarafından ortaya konulan bilginin dışında herhangi çeşitten başka bir şey elde edemez demektedir. Ayrıca, kant insan zekası ile ve bir vergi olarak belli şeylere ulaşabilir demiştir.

GOTHE

Alman felsefesinde diyalektik düşüncenin önem kazanması ve etkileyici hale gelmesi Gothe ile başlar. Gothe kavramak istediğimiz varlıkları parçalara ayırmadan ve canlı halde, organik yapıları içinde ele almamız gerektiğini söyler.

FİCHTE

Fichte; Fransa’da olduğu gibi iktidara devrimle gelmeyen en önemli noktalara yavaş yavaş sızarak derbeyler ve kilise ile uzlaşma yoluna giden alman brujuvazisinin sözcüsü durumunda idi. Yani kilit noktalarını hissettirmeden ele geçiren sınıfın iktidarını temellendirecek bir felsefe yapmak durumunda idi.

HEGEL

Hegel kendinden önceki düşünürlerin birikimlerini bir araya getirip onlardan istifade etmiştir. Hegel yazılarında aynı diyalektik düşünceye esas olan temellerden bahsetmiştir.

Diyalektiğin İdealist Temelleri

1- Bütünsellik ilkesi 2-Oluş ilkesi 3-Çelişki ilkesi 4-Niteliksel değişme ilkesi

Bütünsellik ilkesi diyalektik düşüncenin en kapsamlı düşüncesidir. Bu ilke en geniş anlamıyla herhangi bir şeyin tek başına ve içinde bulunduğu bütünden ayrı olarak ele alındığı zaman kavranamayacağını ileri sürmektir.

Oluş ilkesine göre evren sürekli bir oluş halindedir. Hiçbir unsuru değişmiyor yada hareket etmiyor gibi ele alamayız. Evren sonu gelmez bir harekettir. Oluş ne kendinden,varlık ne de hiçliktir.

Hegel çelişkiyi şu şekilde açıklar. Herhangi bir şey anlaşılır hale gelmek için kendi karşıtından geçmek zorundadır. Herşey başka bir şeye nispetle tanımlana bilir. Herhangi bir şeyin anlaşılır olabilmesi için bu şeyin karşıtı olan şeyde düşünülmelidir.

Niteliksel değişme ilkesini bir örnekle anlatabiliriz. Ksijenin belli oranlarda birleşmeleri yeni bir cismi yani suyu ortaya çıkarır. Bu yeni cismin nitelikleri oksijenle hidrojenin özellikleri bir araya getirilerek oluşturulamaz. Yani bu yeni maddenin niteliklerini oksijen ve hidrojenin niteliklerinden çıkarsayamayız. Burada söz konusu olan niteliksel bir değişmedir.

ÇAĞDAŞ BİLİMDE DİYALEKTİK

MANEVİ BİLİMLERDE

Bu bilimin temelinde psikoloji vardır. Burada eleştiride bulunan bizzat nesnenin kendisidir. Bir kişi hem hakim hem de savcı olamaz. Özne işin içine girdiğinde nesnellikten söz etmek çok zor olur. Buna en çarpıcı örneği gazete haberlerinden verebiliriz. Aynı olayı iki farklı düşünceye sahip yazarlardan dinlediğimizde sanki farklı bir olayın aktarıldığı kanısına kapılırız.

FİZİKSEL BİLİMLERDE

Bu gün gelinen nokta ile bundan birkaç yüzyıl önceki ulaşılan hedefler bakımından çok fark vardır. Fiziki bilimlerde diyalektiği belli yerlere oturtmak pek mümkün değildir. Eski insanların herhangi bir ölçüm araçları olmadan ortaya koydukları kanunlar elbette bugün geçerli olamaz.

MATEMATİKTE

Matematikte diğer bilimlere nispeten bazı şeyler oturmuştur. Matematikte eski kazanılan bilgiler değerlerini hala korumaktadırlar. Matematiğin inceleme alanı akıl ile ispat edilebilecek şeylerdir. İnsandan insana değişmez.

Selahaddin HİLAV

Anahtar Kelimeler
Diyalektik Düşünce Tarihi, Diyalektik, hegel, kant, goethe, fichte, eckhart, abelard, aristo, platon, socrates, zenon
İlgili Kişiler

Abelard, Peter (Ünlü Kişiler) Fransız skolastik düşünürü, tanrıbilimci; dil, diyalektik ve ahlak filozofu.

Hegel (Ünlü Kişiler) Diyalektik mantık ekolünün kurucusu Alman filozof.

Feuerbach, Ludwig (Ünlü Kişiler) Hegel'e yönelttiği sıkı eleştirilerle Marx'ı da derinden etkileyen, dinin ger­çek yüzünü açığa çıkartan çalışmalarıyla tanınan Alman maddeci filozof.

Kojeve, Alexandre (Ünlü Kişiler) Hegel okuması'yla tanınan, Rusya doğumlu olmakla birlikte daha çok Almanya ile Fransa'da yaşaması ne­deniyle yarı Alman yarı Fransız olarak değerlendirilen Hegelci felsefeci.

Lukács, Georg (Ünlü Kişiler) Avrupa’da komünist öğretimin gelişmesini etkilemiş olan Macar Marksist düşünür ve edebiyat eleştirmeni.

Jaspers, Karl (Ünlü Kişiler) Felsefede varoluşçu akımın teorisyenlerinden Alman filozof ve psikiyatrist. Modern psikiyatri, din felsefesi, tarih felsefesi ve siyaset felsefesinde önemli etkileri olmuştur.

Heraklet (Ünlü Kişiler) Sokrat öncesi Antik Yunan filozofu

Heidegger, Martin (Ünlü Kişiler) Varoluşçu felsefenin önde gelen isimlerinden biri olan Alman filozof.

Marks, Karl (Ünlü Kişiler) Filozof, politik ekonomist ve devrimci. Komünizmin kuramsal kurucusudur.

Kant, Immanuel (Ünlü Kişiler) Felsefe tarihinin kendisinden sonraki dönemini belirleyici olarak etkilemiş, Alman felsefesinin kurucu isimlerinden biridir.

Cioran, Emil (Ünlü Kişiler) Filozof, deneme yazarı ve tanınmış 20. yy. retorik sentezcisidir.

Leibniz (Ünlü Kişiler) Matematik, metafizik ve mantık alanlarında ileri sürdüğü yeni düşünce ve görüşleriyle tanınmaktadır.

Nietzsche (Ünlü Kişiler) "Güç Istenci", "Üstinsan", "Bengüdönüş" gibi özgün fikirlerle tanınan varoluşçu Alman filozof.

Locke, John (Ünlü Kişiler) Aydınlanma düşünürlerinden en çok etkilenen ve yaygın olarak "Liberalizmin Babası" olarak bilinen İngiliz felsefeci ve doktoru.

Schiller, Friedrich (Ünlü Kişiler) Romantik felsefe akımının önemli düşünürü, şair, oyun yazarı ve tarihçi.

Humboldt, Wilhelm (Ünlü Kişiler) Dilbilimin gelişmesine yaptığı katkılarla 20. yüzyılda büyük önem kazanan Alman dil uzmanı, düşünür, diplomat ve eğitim reformcusudur.

Novalis (Ünlü Kişiler) Alman romantizminden şair ve filozof.

Mevlana, Celaleddin-i Rumi (Ünlü Kişiler) Islâm ve tasavvuf dünyasında tanınmış Iranlı şair, düşünce adamı ve Mevlevi yolunun öncüsüdür.

Voltaire (Ünlü Kişiler) Fransız devrimi ve aydınlanmasına büyük katkısı olmuş yazar.

Wittgenstein (Ünlü Kişiler) Mantık ve dil felsefesi konularında yaptığı çalışmalarla 20. yüzyılın en önemli filozoflarından sayılır.

Aristo (Ünlü Kişiler) Antik Yunan filozof.

Ibn Bacce (Ünlü Kişiler) Matematik, fizik, astronomi, felsefe, siyaset, tıp ve müzik gibi birçok bilimle uğraşmış, özellikle Aristo şerhleri ile Batı'da felsefenin gelişmesine katkı sağlamış Endülüs'lü Müslüman filozof.

İbni Rüşd (Ünlü Kişiler) Batıya Aristo’yu tanıtan ve felsefenin yayılmasında öncülük eden önemli bir İslam filozofudur.

Farabi (Ünlü Kişiler) Aristo’nun felsefesini İslami açıdan yorumlayarak İslam düşüncesiyle bağdaştırmaya çalışmıştır.

Platon / Eflatun (Ünlü Kişiler) Görüşleri Islam ve Hristiyan felsefesine derin etkide bulunmuş önemli bir Antik Yunan filozofudur.

Sokrates (Ünlü Kişiler) Yunan Felsefesinin kurucularındandır

Montesquieu (Ünlü Kişiler) Fransız politik düşünürdür.

Spinoza (Ünlü Kişiler) 17. yüzyıl felsefesinin önde gelen rasyonalistlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Epikür (Ünlü Kişiler) Helenistik felsefenin en önemli düşünürlerinden birisidir.

Ibn-i Sina (Ünlü Kişiler) Fars filozof ve hekim.

Machiavelli (Ünlü Kişiler) Tarih ve politika biliminin kurucusu sayılan düşünür, devlet adamı, askeri stratejist.

Francis Bacon (Ünlü Kişiler) Ingiliz devlet adamı ve filozof.

Epiktetus (Ünlü Kişiler) Yunan stoacı filozof.

Zenon, Kıbrıslı (Ünlü Kişiler) Helenistik dönemdeki stoacılığın kurucusur.

Tamamlayıcı Konular

Diyalektik (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Kavramlar arasındaki karşıtlık ilişkisinden yola çıkarak bunu doğruya varan süreçlerin açığa çıkarılmasında bir ilke olarak kullanan düşünme ve araştırma yolu.

Diyalektik Materyalizm (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Doğada ve tarihte belirleyici olan süreçlerin , kendi içlerindeki karşıtlık yoluyla oluştuğunu ve bütün olayların bu maddi temelli ilişkilerle açıklanması gerektiğini savunan felsefe görüşü.

Diyalektik İdealizm (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Hegel'in idealizmine diyalektik idealizm denir.

Bağıntı (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Bağıntı terimiyle, evrensel bağımlılık dile getirilir. Bunun sonucu olarak da bilgi, mümkün olduğu kadar çok bağıntıyı bilmektir.

Kantçılık (Felsefe Terimleri Sözlüğü) 19 ve 20. yüzyılda etkili olmuş Kant felsefesini dayanak olarak alan felsefe eğilimi.

Modern Dönem (Felsefe Terimleri Sözlüğü) 19 ve 20. yüzyılları kapsayan dönemdir.

Belit (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Bir gerçeği tanımlamak için dayanılan tanıtlanması gerekmeyecek kadar açık ilke.

Felsefenin sonu mu geldi ? (Felsefe) Felsefenin sonunun geldiğine dair fikirler son zamanlarda yoğunlaşmakla birlikte bir kaç yüzyıldır dile getirilmekte.

Anlıkçılık (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Bütün varlıkları anlıksal temele indirgeyen öğretilerin genel adı.

Marksçılık (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Karl Marx ve Friedrich Engels in geliştirdiği, bilimsel sosyalizm doğrultusundaki felsefe, toplum ve ekonomi öğretisi.

Idea (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Platon'a göre algılarla kavradığımız nesnelerin orijinal formları, örnekleri.

Hukuk Felsefesi (Felsefe Terimleri Sözlüğü) İnsanların toplum içinde bir arada yaşamalarıyla oluşan ilişkilerin dayandığı ya da dayanması gerektiği temelleri karşılıklı haklar ve yükümlülükler açısından ele alan felsefe dalıdır.

Alman İdealizmi (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Temellerini Kant'ın attığı, 1800 lü yılların başlarında felsefeye egemen olan ilk büyük akımdır. 

Olaybilim (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Olayların ideal varlığını inceleme ve betimleme yöntemi.

Mutlak İdealizm (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Bilginin nesneleri ve dolayısıyla bütün bir evren mutlak bir öznenin, mutlak bir Zihin, Akıl ya da Tinin ürünüdür. Bu da Tanrı'dan başka bir şey değildir.

Ontoloji (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Bir bütün olarak varlığı ele alan ve var olanların en temel niteliklerini inceleyen felsefe dalı.

Romantizm (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Aydınlanma Çağı'nda duygusal benlik bilincini, toplumu iyileştirmek ve insanın durumunu iyileştirmek için gerekli bir ön koşul olarak vurgulayan felsefi bir harekettir.

Panenteizm (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Panteizmde olduğu gibi Evren'in kendisinin Tanrı olduğunu, panteizmden farklı olarak da ilk devindirici olan tanrının Evren ve tüm varlıkları özünden yarattığını ve Evren'e aşkın, Evren'in bilincinde mutlak ve değişmez bir varlık olarak egemen olduğu inancıdır.

Yeniçağ Felsefesi (Felsefe Terimleri Sözlüğü) 17 ve 18 yy. larda otoriteden den kurtulmanın verdiği özgür düşünce ortamıyla birlikte çok çeşitli yeni akımlar ortaya çıkmıştır.

Alman Felsefesi (Felsefe Terimleri Sözlüğü) 18 ve 19 yy larda iyice belirginleşen ve Almanya'yı felsefenin yurdu haline getiren felsefi gelenekler.

Subjektivizm (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Nesneyi öznenin dışında ve ondan bağımsız sayan nesnelcilik anlayışına karşı, nesneyi öznenin ürünü sayan anlayıştır.

Ahlakın Metafiziği - Immanuel Kant (Felsefe) En büyük Alman “idealist” filozoflarından ve bireysel tefekkür arayışının ustası olarak kabul edilen Kant, Ahlak Metafiziğinin Temellendirilmesi adlı eserinden.

Ödev Ahlakı (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Ahlaki eylemde bulunmayı ahlak yasasına uyma olarak kabul eden öğreti.

Bağıntıcılık (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Bilginin bağımlılığını ileri süren klasik öğretilerin başında Kant'ın eleştiriciliği gelir.

Estetik (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Güzeli ve güzel sanatların doğasını inceleyen felsefe dalı.

Biçimcilik (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Biçimi öz'den üstün tutan öğretilerin genel adı.

Determinizm (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Determinizm her olayın kendinden önce gelen bir nedeni olduğu görüşüdür.

A Priori (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Deneyden önce alan. Deneyden sonra olan anlamındaki Aposteriorinin karşıtıdır.

Matematik Felsefesi (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Matematiğin neliğini ve değerini bütün yönleriyle dizgeli bir biçimde ele alan felsefe alanı.

Agnostisizm (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Teolojik anlamda Tanrı'nın varlığının ya da yokluğunun, bilimsel olarak da evrenin nereden türediğinin bilinmediğini veya bilinemeyeceğini ileri süren felsefi bir akımdır.

Aydınlanma Dönemi (Felsefe Terimleri Sözlüğü) 18. yüzyıl da insan, aklıyla dine ve geleneklere bağlı kalmadan kendi hayatını aydınlatmaya çalışmıştır.

Siyaset Felsefesi (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Demokrasi, yasama, siyasal ahlak gibi hukuku, siyasal yaşamı, toplumsal konuları ilgilendiren genellikle normatif sorunlar üzerine eğilen bir araştırma alanıdır.

Transandantalizm (Felsefe Terimleri Sözlüğü) İlahi gerçeğin sezgisel olarak bilinebileceği iddiasına dayanarak, 19. yüzyılın ortalarında ABD'nin New England bölgesinde odaklanan felsefi bir harekettir.

Geçmişten Günümüze Ahlak Felsefeleri (Felsefe) Hangi eylem ve davranışlarımız doğru veya yanlıştır? Ahlaklı ya da ahlaksız olmanın kriterleri nelerdir? Eski Antik Çağ’dan günümüze değin bazı tanınmış filozofların bu sorulara yanıtları.

Ortaçağ Felsefesi (Felsefe) (6.YY - 16.YY) Felsefenin ortaçağ dönemi, Karanlık Çağların entelektüel kuraklığından sonra Batı felsefi düşüncesinin yeşermesini temsil eder.

Ortaçağ Felsefesi (Felsefe Terimleri Sözlüğü) (6.YY - 16.YY) Felsefenin ortaçağ dönemi, Karanlık Çağların entelektüel kuraklığından sonra Batı felsefi düşüncesinin yeşermesini temsil eder.

Aristo - Atinalıların Devleti (Felsefe) Aristonun devlet yönetimleri üzerine yazdığı kitaplar serisinin en önemlisi bu kitaptır.

Mantık (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Bilginin yapısını inceleyen, doğru ile yanlış arasındaki akıl yürütmenin ayrımını yapan disiplindir.

Aion (Felsefe Terimleri Sözlüğü) İlkçağ Yunan felsefesinde özellikle Parmenides’ten itibaren ebediyet ya da bengilik anlamında kullanılan terim.

Peripatetikler (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Aristoteles'in yandaş ve öğrencileri.

90 Dakikada Sokrates - Paul Strathern (Felsefe) Sokrates'in Hayatı ve Öğretileri

Sokratik Dönem (Felsefe Terimleri Sözlüğü) (MÖ. 5.YY - 4.YY) Sokrates, doğru yaşamanın ve doğru ile yanlış arasındaki farkı anlaşılması için eleştirel akıl yürütme sistemi geliştirdi. O ve takipçileri Plato ve Aristoteles başlattığı sistemi geliştirdiler.

Skolastik Felsefe (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Orta Çağ düşüncesinde doğrunun zaten mevcut olduğu düşüncesine ve felsefenin okullarda okutularak öğretilmesine dayanan bir yaklaşım sergiler. Bu felsefenin temelinde teoloji vardır ve onu desteklemeye çalışır.

İbn Rüşdcülük (Felsefe Terimleri Sözlüğü) 13. yüzyılda latin hristiyan skolastisizmini etkileyen, İbn Rüşd çevirilerinin etrafında şekillenerek etkisini gösteren Aristotelesçi felsefi akım, görüş.

Mantıkçılık (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Mantığı felsefenin temeli sayan anlayış.

Aristoculuk (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Antikçağ Yunan filozofu Aristoteles'in öğretisine dayanan, deneyci ve gerçekçi eğilimleriyle öne çıkan bir düşünce okulu.

Mimesis (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Taklit; benzetme, örnek alınan şeyi yeniden yapma.

Akademia (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Platon'un kurduğu felsefe okulunun adıdır.

Demiourgos (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Düzenleyici Tanrı.

Klasik Felsefe (Antik Yunan) (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Sokrates, Platon, Aristoteles’in düşüncelerinin hâkim olduğu dönemdir.

Platonculuk (Felsefe Terimleri Sözlüğü) İdealar dünyası ile gerçek dünya arasındaki karşıtlığa dayanan, klasik kökenlerini Platon'un diyaloglarından alan ve daha sonra takipçileri tarafından geliştirilen felsefe öğretisi.

Monad (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Yaratma teorileri içindeki ilk varlığa, tanrısallığa veya bütün varlıkların toplamına atıfta bulunur.

Realizm (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Bilinçten bağımsız bir gerçekliğin var olduğunu kabul eden öğreti. Varlığın, insan bilincinden bağımsız ve nesnel olarak var olduğunu ileri süren görüş.

Ana Erdemler (Felsefe Terimleri Sözlüğü) İlkçağ Yunan felsefesinde, özellikle de Platon’un öğretisinde olmazsa olmaz olarak görülen erdemlerdir.

Sofistler (Felsefe Terimleri Sözlüğü) MÖ 5. yüzyılda para karşılığında felsefe öğreten gezgin felsefecilerdir.

Eleacılık (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Salt düşünme ile var olanın niteliklerini türetmeye çalışan Elea'lıların kurduğu öğreti.

Metafizik (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Metafizik, felsefenin bir dalıdır. İlk felsefeciler tarafından, "fizik bilimlerinin ötesinde kalan" anlamına gelen "metafizik" sözcüğü ile felsefeye kazandırılmıştır.

Doğa Felsefesi (Felsefe Terimleri Sözlüğü) (M.Ö. 7.YY - M.Ö. 5.YY) Akıl yoluyla doğaya yönelerek “ilk neden” sorunu üzerinde duran ve elde ettiği sonuçları deney ve gözlemle temellendirmeye çalışan felsefi ekollerdir.

Stoacılık (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Kıbrıs’lı Zenon tarafından kurulan felsefe disiplinidir. Mantık, Metafizik, Etik olmak üzere 3 dala ayrılır.



Sitede yayınlanmasını istediğiniz Word veya PDF formatındaki özgün yazılarınızı denizemesaj@gmail.com adresine gönderebilirsiniz. Arzu ederseniz kendi isminizle yayılanır. Yine bu adresten görüş ve fikirlerinizi iletmeniz de mümkün.
You can send your original articles in Word or PDF formats that you want to be published on this site to denizemesaj@gmail.com. If you wish, it will publish by your own name. It is also possible to send your opinions and ideas at this address.