Attila İlhan

Attila İlhan ve Özlüsözleri

1925 / Türkiye, İzmir
2005 (80 yaşında) / Türkiye, İstanbul

Türk şair, aydın, romancı, denemeci, gazeteci ve eleştirmen.

21 Haziran 1925 te Menemen de doğdu. Kardeşi, oyuncu Çolpan Ilhan dır. Ilk ve orta eğitiminin büyük bir bölümünü Izmir de, kalanını ise babasının mesleği dolayısıyla gittikleri farklı bölgelerde tamamladı. Izmir Atatürk Lisesi birinci sınıfındayken mektuplaştığı bir kıza yazdığı Nazım Hikmet şiirleriyle yakalanmasıyla 1941 Þubat ında, 16 yaşındayken tutuklandı ve okuldan uzaklaştırıldı. Üç hafta gözaltında kaldı, iki ay hapis yattı. Türkiye nin hiçbir yerinde okuyamayacağına dair bir belge verilince, eğitim hayatına ara vermek zorunda kaldı. Danıştay kararıyla, 1944 yılında okuma hakkını tekrar kazandı ve Istanbul Işık Lisesi ne yazıldı. Lise son sınıftayken amcasının kendisinden habersiz katıldığı CHP Þiir Armağanı nda Cebbaroğlu Mehemmed şiiriyle pek çok ünlü şairi geride bırakarak ikincilik ödülünü aldı. 1946 ta mezun oldu. Istanbul Hukuk Fakültesi ne kaydoldu. Üniversite hayatının başarılı geçen yıllarında Yığın ve Gün gibi dergilerde ilk şiirleri yayımlanmaya başladı. Hukuk Fakültesi ndeki yüksek öğrenimini yarıda bıraktı. 1948 de ilk şiir kitabı Duvar ı kendi imkânlarıyla çıkardı.

1948 yılında, üniversite ikinci sınıftayken Nâzım Hikmet i kurtarma hareketine katılmak üzere ilk kez Paris e gitti. Bu harekette aktif rol oynadı. Fransız toplumu ve orada bulunduğu çevreye ilişkin gözlemleri daha sonraki eserlerinde yer alan birçok karakter ve olaya temel oluşturmuştur. Türkiye ye geri dönüşünde başı sık sık polisle derde girdi. Sansaryan Han daki sorgulamalar ölüm, tehlike, gerilim temalarının işlendiği eserlerinde önemli rol oynamıştır. Bir kaç kez göz altına alındı.

1951 yılında Gerçek gazetesinde bir yazısından dolayı kovuşturmaya uğrayınca Paris e tekrar gitti. Fransa daki bu dönem, Attilâ Ilhan ın Fransızcayı ve Marksizmi öğrendiği yıllardır. 1950 li yılları Istanbul - Izmir - Paris üçgeni içerisinde geçiren Attilâ Ilhan, bu dönemde ismini yavaş yavaş Türkiye çapında duyurmaya başladı. Yurda döndükten sonra, Hukuk Fakültesi ne devam etti. Ancak son sınıfta gazeteciliğe başlamasıyla beraber öğrenimini yarıda bıraktı. Sinemayla olan ilişkisi, yine bu dönemde, 1953 te Vatan gazetesinde sinema eleştirileri yazmasıyla başlar.

1957 de gittiği Erzincan da askerliğini yaptıktan sonra, tekrar Istanbul a dönüş yapan Attilâ Ilhan sinema çalışmalarına ağırlık verdi. Onbeşe yakın senaryoya Ali Kaptanoğlu adıyla imza attı. Sinemada aradığını bulamayınca, 1960 ta Paris e geri döndü. Sosyalizmin geldiği aşamaları ve televizyonculuğu incelediği bu dönem, babasının ölmesiyle birlikte yazarın Izmir dönemini başlattı. Sekiz yıl Izmir de kaldığı dönemde, Demokrat Izmir gazetesinin başyazarlığını ve genel yayın yönetmenliğini yürüttü. Aynı yıllarda, şiir kitabı olarak Yasak Sevişmek ve Aynanın Içindekiler dizisinden Bıçağın Ucu yayımlandı. 1968 de evlendi, 15 yıl evli kaldı.

1973 te Bilgi Yayınevi nin danışmanlığını üstlenerek Ankara ya taşındı. Sırtlan Payı ve Yaraya Tuz Basmak ı Ankara da yazdı. 1981 e kadar Ankara da kalan yazar Fena Halde Leman adlı romanını tamamladıktan sonra Istanbul a yerleşti. Istanbul da gazetecilik serüveni Milliyet (2 Mart 1982 - 15 Kasım 1987) ve Gelişim Yayınları ile devam etti. Bir süre Güneş gazetesinde yazan Attilâ Ilhan, 1993-1996 yılları arasında Meydan gazetesinde yazmaya devam etti. 1996 yılından 2005 yılına kadar köşe yazılarını Cumhuriyet gazetesi nde sürdürdü. 1970 lerde Türkiye de televizyon yayınlarının başlaması ve geniş kitlelere ulaşmasıyla beraber Attilâ Ilhan da senaryo yazmaya geri dönüş yaptı. Sekiz Sütuna Manşet, Kartallar Yüksek Uçar ve Yarın Artık Bugündür halk tarafından beğeniyle izlenilen diziler oldu.

Ilk romanı Sokaktaki Adam yayımlandığında 10 roman yazmıştı. Bunlar hiç gün ışığına çıkmadı. Attilâ Ilhan bunun sebebini bir söyleşide şöyle açıklıyor: "... birçok roman yazdım daha önceden. Ama neden yayınlamadım? Çok akıllıca bir sebebi vardı. Çünkü biliyorum ki yazarlar ilk romanlarında kendilerini anlatırlar. O da romancılık değildir. Günlük tutmaktır." (Düşün, Haziran 1996).

Roman serüvenine başladığında döneminin diğer yazarları daha çok yerel ve kırsal olayları, kişileri işlerken Attilâ Ilhan şehir insanını Türkiye nin yakın dönem tarihini siyasal, ekonomik ve sosyal yanlarıyla ele alan bir yapı içerisinde işliyordu. Sadece Istanbul, Izmir gibi Türkiye nin büyük şehirlerini, işlediği dönemin yaşam tarzını, ekonomik ve sosyal sorunlarını kahramanlarının gözüyle yansıtmakla yetinmiyor; aynı zamanda, batı kültürünün Türkiye ye ne şekilde yansıdığını, olumlu ve olumsuz etkilerini, çizdiği karakterlerle ve Avrupa daki şehirlerle örtüşen bir yapı içerisinde irdeliyordu.

Romanda hazırlık ve arayış dönemi diye nitelendirilebilecek dönemde, yayımladığı Sokaktaki Adam ve Zenciler Birbirine Benzemez de yazarın Paris te yaşadığı yıllara ait deneyimlerinin ve gözlemlerinin karakterlere yansıdığı görülür. Yazıldığı yıllarda Türkiye deki batılılaşma uğruna toplumdan kopan kişilerin bocalamaları Sokaktaki Adam da ele alınırken, Zenciler Birbirine Benzemez de Avrupa da komünist ve anti-komünist mültecilerle karşılaşan, hayal kırıklığına uğramış bir devrimci anlatılır. Her bölümün farklı bir karakterin ağzından aktarıldığı Sokaktaki Adam, Attilâ Ilhan ın edebiyatımıza getirdiği yeni bir söylem olarak alınabilir. Daha sonraki romanlarında da görüleceği gibi, diyalektik bir yaklaşımla işlenen olaylarda kahramanlar güçlü ve zayıf yanlarıyla okura ulaşır; birbirlerini suçlamaz ve okuyucuda önyargı oluşturmazlar. Attilâ Ilhan, Zenciler Birbirine Benzemez için bakın neler diyor:" Kitap soğuk savaş ın en belalı döneminde yazıldı, yayınlandı. Çok ikircikli bir sorunu tartışıyordum. Romanın kahramanı, Istanbul daki ve Paris teki solcu çevrelerle düşüp kalkıyor, bunlarla ilişkilerini ve tartışmalarını anlatıyordu, her şeyi olduğu gibi yazmak, romanın yayımlanmasından vazgeçmekle eşitti. Bu bakımdan, içeriğine hafif flu bir hava verdim."

Romanın dilinin farklılığını ise yazıldığı dönem içerisinde yoğun Fransızca çalışmasına bağlayan yazar, bazı cümleleri Fransızca düşünüp Türkçe yazmıştır.

Yazarın "olgunluk dönemi" diye tanımlanabilecek edebiyat süreci Kurtlar Sofrası ile başlar. Sokaktaki Adam da ne istediğini değil, ne istemediğini bilen biri anlatılırken; Zenciler Birbirine Benzemez de Mehmed-Ali istedikleri ile istemedikleri arasında mütereddit bir karakteri yansıtmaktadır. Oysa Kurtlar Sofrası nda Mahmud ne istediğini çok iyi bilen bir karakteri çizer. Bu üç romanıyla Attilâ Ilhan Türk aydınına farklı açılardan bakar, fikirlerini diyalektik-materyalist bir sentez içinde derleyerek Türkiye için bir sentez önerir- ki sonradan yazdığı beş kitaplık Aynanın Içindekiler serisi de bu zemine oturmuştur-. Bıçağın Ucu, Sırtlan Payı, Yaraya Tuz Basmak, Dersaadet te Sabah Ezanları ve O Karanlıkta Biz bu seriyi oluşturan romanlar. Her romanda yer alan karakterler, Türkiye nin tarihinde köşebaşlarını oluşturmuş dönemlere ayna tutan aydınlardır. Tarihi olaylar, politik ve sosyal dengelerle ele alınır. Birbirleriyle bağlantısı olan karakterlerden herbiri bir romanda ön plana çıkar ve olaylar onun gözlemleriyle aktarılır. Bu serinin bütünü irdelendiğinde yine, yazarın Türk aydınına yakın tarihimize bir bakma şansı tanıdığını ve kendi toplumcu-gerçekçi bakış açısıyla önergeler sunduğu görülür.

Attilâ Ilhan, vefatından önceki son yıllarını tarih araştırmalarına vermişti. Kendisine, Atatürk ün eşsiz bulduğu dehasını herkesle paylaşma misyonunu edinmiş, Türkiye nin yakın tarihi hakkında düşündüklerini çoğunlukla belgelere dayandırarak televizyon ekranından topluma seslenme gereği duymuştu. Milli Mücadele yıllarının hangi şartlarda kazanıldığından ve o dönemin olağanüstü ruh halinden devamlı bahseder, Türkiye nin olası bir Avrupa Birliği (AB) üyeliğinde egemenliğini AB Devletleri ile paylaşacak olmasına ise şiddetle karşı çıkardı. Batılı devletlerin dostları değil, sadece çıkarları olabileceğini söyler, onların sömürgecilik anlayışlarını hemen her platformda tarih ve belgeleri ile vererek eleştirmekten çekinmezdi. Osmanlı Imparatorluğu nun dağılmasına giden süreçte Tanzimat Fermanı nın çok büyük bir darbe olduğunu düşünür, bu tarihten sonra Osmanlı nın çözülmesinin hızlandığını söylerdi. Mustafa Kemal in bilgisi, dehası, yaptığı hareketlerde toplumu hep arkasına alması (teşkilatçılığı) ve yaptığı devrimlere olan hayranlığını her platformda vurgulayan Attilâ Ilhan; onun, yaptığı devrimlerde Fransa yı örnek almasına rağmen Avrupa devletleri ile kurduğu mesafeli ilişkileri her zaman övmekten geri durmadı. Gâzi nin ölümünden sonra Ismet Inönü nün batı yanlısı kararlarını ise her zaman eleştirdi. Günümüz aydınlarının çoğunun batı yanlı duruşları olduğunu söyleyip onları halkı tanımamakla eleştirir, eski halkla bütünleşmiş ve millet çıkarları için hareket eden aydın tiplerinin artık yok olma aşamasına geldiğini söylerdi. Üniversite öğrencilerince yapılan eylemlerin bir hedefe varamayacağını, çünkü öğrencilerin iktisadiî üretimde rol almadıklarını söyler, Fransız Devrimi nin işçi sınıfı tarafından yapıldığından dem vururdu. Türkiye de işçi sınıfını temsil eden bir siyasî partinin bulunmadığını, bunun gerçek demokrasinin önünde engel olduğunu söyler ama böyle bir partinin bir gün kurulacağını düşünürdü. Halka rağmen yapılacak olan hiçbir şeyin uzun süreli olamayacağını ise her zaman tekrarlamaktan geri durmadı. Anlattığı veya yazdığı olaylara hakim olması, kimsenin kişiliğine saldırmamaya özen göstermesi, onun, her kesimden insan tarafından takdir kazanmasını sağlamıştır.

Attilâ Ilhan ilk kalp krizini 1985 yılında geçirdi. Bu tarihten sonra kardiyolojik sorunları devam eden Ilhan ın 2004 ten itibaren sağlık durumu daha da bozuldu. 10 Ekim 2005 te Istanbul daki evinde geçirdiği ikinci kalp krizi sonucu hayata veda ettiğinde 81 yaşındaydı.

ÖzlüSözleri

"Sanat, toplumsal bir çabadır; toplumdan gelir, topluma döner. Fakat gelenle giden aynı şey değildir."

"Ne kadınlar sevdim zaten yoktular."

"İnsan sevdiğini bırakmaz, sevmek bırakır insanı."

"Ağzımın tadı yoksa, hasta gibiysem, boğazımda düğümIeniyorsa IokmaIar, buIuttan nem kapıyorsam, inan hep güzeI gözIerinin hasretindendir."

Anahtar Kelimeler
Attila İlhan, Nazım Hikmet, Sosyalizm, demokrat, Atatürk
Benzer Kişiler

Özdemir Asaf (Ünlü Kişiler) Cumhuriyet dönemi Türk şairlerdendir.

Nazım Hikmet (Ünlü Kişiler) Türk şair, oyun yazarı, romancı ve anı yazarı.

Kemal Tahir (Ünlü Kişiler) Türk düşünür ve roman yazarı.

Bernard Shaw (Ünlü Kişiler) Sosyalizm ve kadın hakları savunucusu, 60 tan fazla oyuna imza atmış İrlandalı yazar.

Bertolt Brecht (Ünlü Kişiler) Epik tiyatro görüşüyle geleneksel tiyatronun sunduğu illüzyonu kıran ve tiyatroyu sosyal ve ideolojik bir foruma dönüştürmüş şair, oyun yazarı, tiyatro yönetmenidir.

Fourier (Ünlü Kişiler) Ütopik sosyalizminin Saint Simon'dan sonra gelen en önemli temsilcisidir.

Kemal Atatürk (Ünlü Kişiler) Türkiye Cumhuriyeti nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı.

Halide Edip Adıvar (Ünlü Kişiler) Türk yazar ve siyasetçi.

Tamamlayıcı Konular

Bilimsel Sosyalizm (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Marksist sosyalizmdir.

Asya tipi üretim tarzı (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Toprağın özel mülkiyeti bulunmadığı halde sömürülme olayının gerçekleştiği üretim biçimi. (Marksbilim)

Devrimcilik (Özlüsözler) Belli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişiklik yapma.

Anarşizm (Özlüsözler) Kişi özgürlüğünü amaç edinen, devlet, din ve kişi gibi tüm otoriteleri reddeden felsefi düşünce.

Marksçılık (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Karl Marx ve Friedrich Engels in geliştirdiği, bilimsel sosyalizm doğrultusundaki felsefe, toplum ve ekonomi öğretisi.

Komünizm (Özlüsözler) Komünizm veya komünistlik, sosyal örgütlenme üzerine bir kuramsal sistem ve üretim araçlarının ortak mülkiyetine dayalı bir politik harekettir.



Sitede yayınlanmasını istediğiniz Word veya PDF formatındaki özgün yazılarınızı denizemesaj@gmail.com adresine gönderebilirsiniz. Arzu ederseniz kendi isminizle yayılanır. Yine bu adresten görüş ve fikirlerinizi iletmeniz de mümkün.
You can send your original articles in Word or PDF formats that you want to be published on this site to denizemesaj@gmail.com. If you wish, it will publish by your own name. It is also possible to send your opinions and ideas at this address.