Egoizm

Egoizm

Kendine olan ilgiyi ahlakın temeli olarak gören etik bir teori.


Egoizm, insanın kendisinin ya güdüleyici ahlaki güç olduğu ya da ahlaki davranışın amacı olduğu veya olması gerektiği anlamına gelir. İngilizcede var olan ikinci bir sözcük (egotısm - kendini beğenmişlik) ile ifade edilen şeyden, yani insanın kendi önemini veya işlerini (milliyetçiliğe benzer biçimde) psikolojik bakımdan aşırı değerli görmesinden ayrı düşünülebilir. Yani egoizm pozitif ve normatif etik olarak bölünebilir. Pozitif etik, egoizmin olgusal bir betimlemesidir: insanları güdüleyen kendi çıkar ve arzularıdır. İnsanları başka türlü betimlemek olanaklı değildir. Buna karşılık, normatif egoist etik insanların şu andaki davranışlarının ardında ne tür güdüler yatıyorsa yatsın, aslında böyle güdülenmesi gerektiğini Önerir.

Kimileri, insanın edimlerinin daha önceki olaylar tarafından belirlendiğini, bunun seçimi bir yanılsama haline getirdiğini ileri sürerek bireyin seçim yaptığı fikrini reddedebilirler. Ne var ki, büyük nedensel dürtü karşısında bir seçim unsuruna izin verilirse, insanın bir sonraki davranışı üzerinde bir ölçüde kontrol sahibi olduğu ortaya çıkar. Dolayısıyla, bu insanın kendine mi, başkalarına mı dönük bir hareket hattı seçmesi gerektiğini araş-tırabiliriz. Yani kendi çıkarlarının peşinden mi gitmeli yoksa kendi çıkarını reddederek başkalarının çıkarı için mi çaba göstermeli, diye sorabiliriz. Başkalarını düşünen davranışlar, kendini düşünen davranışlarla karşılaştırıldığı zaman ahlaki bakımdan ne ölçüde meşrudur ya da alkışlanmalıdır?

İlk bakışta, psikolojik egoizm felsefi bakımdan pek ileri gidemez. Bütün davranışlarımızın kendimize dönük olduğunu, kendimizle güdülendiğimizi ileri sürer ki bu doğruysa, yalnızca dünyayla ilgili olarak, aynen yerçekiminin saniyede 9,8 metre olduğu gibi bir olguyu betimliyor olur. Özgecil ya da fedakârca olarak nitelenen bütün davranışların peçesi indirilir ve bunların altında kişinin kendisine dönük davranışlarının yattığı ortaya konulur. Josh dilenciye suçluluk duygularını gidermek için para vermiştir; Harriet boğulmakta olan küçük çocuğu kurtarmak için nehre atlamışsa bunun nedeni çocuğu kurtarma çabası göstermese idi vicdanının hayat ^oyu peşini bakamayacağıdır. Hayırseverlik ve fedakârlık böylece bencil davranışlar olarak sunulabilmektedir. Ne var ki, insan güdülemesinin bu denli clcşlirci veya realist bir betimlemesi ile bile büyük teoriler geliştirilebilir: Örneğin Hobbes güçlü bir devleti gerekçelendirmek için benci! davranışın denetim altına alınması gerektiğini bir temel olarak kullanıyordu. Mandeville ve daha da iyi bilinen örneğiyle Adam Smith kendi çıkarlarının peşinde koşan davranışların aslında toplumsal fayda yarattığını ileri sürüyordu.

Bu teorinin karşıtları teoriyi eleştirmek için karşı olgusal bulgulara başvururlar. Bir dizi bulgu, bazı özgecil ya da ödev olarak üstlenilen davranışların hiçbir biçimde bunları gerçekleştiren öznenin kendi çıkarıyla ilişkisi olduğu iddia edilemeyecek bir nitelik taşıdığını göstermiyor mu? Özellikle bu kişi çok değerli şeyler yitiriyor, hatta ölüyorsa. Ama karşı olgusal bulgu olarak düşünülebilecek şey, çözmesi zor karmaşık bir mesele haline gelir: O en yüce fedakârlık anında, askerin kendini (örneğin namını ya da Yaradanına kavuşmayı) düşünmediğini nereden biliyoruz? Özel amaçlar özel kalır. Ortaya çıkan sorun, herhangi bir bulgunun psikolojik egoizmi çürütüp çürütemeyeceğidir.

Eğer çürütmek mümkün değilse, o zaman bu kapalı bir teoridir, bir varsayım statüsünde kalır. Ne doğrulanabilir, ne de yanlışlanabilir.

Bu noktada, psikolojik egoist mi yoksa psikolojik özgeci mi olmamız gerektiğini anlamak için yazı-tura mı atacağız? Bu pozisyonların birini ya da ötekini (ve daha az düalistik seçenekleri) bilimsel olarak değerlendirmek mümkün müdür? Güdülerin tespit edilmesi güçtür. Öyleyse mesele davranışlara dayalı bulguların yanısıra insanların mahrem duygularına ilişkin bulguları da göz önüne alma zorunluluğu dolayısıyla karmaşıklaşmaktadır. Neden yalnızca insanların ne yaptığına bakmakla yetinmemeli? Hume psikolojik egoizmi altı noktada çürütmeye girişir (onun kullandığı deyim “bencil hipotez”dir). Bu hipotez, sevgi, dostluk, merhamet, şükran gibi başkalarına yönelik ilgi ve güdülenme içeren ahlaki duygulara karşı çıkar. Güdülenmeyi tek bir nedene indirgemeye çalışır; bu ise “verimsiz bir görevedir - “basitlik aşkı... felsefede epeyce yanlış akıl yürütmenin kaynağı olagelmiştir.” Anlaşıldığı kadarıyla hayvanlar birbirlerine iyiliksever tarzda yaklaşırlar; hayvanların özgecil davranabilecekleri kabul edilirken, bunun insanlarda inkâr edilmesi nasıl mümkün olur? Dördüncüsü, iyilikseverlik kavramı anlamsız olamaz, bazen bir davranışın öznesinin öteki insanın bahtından bir çıkarı yoktur, ama yine de onun iyiliğini isteyebilir. Beşincisi, kendi çıkarlarımızı düşünmekten de önce gelen bazı güdülerimiz vardır: Kibir, şöhret ya da intikam, kişinin çıkarlarını bütünüyle aşan eğilimlerdir. Nihayet, psikolojik egoizm haklı olsaydı bile, epeyce güçlü bir ahlaki davranış olasılığı yaratmaya yetecek birtakım eğilimler mevcuttur; bu da bir insana kötücül, bir başkasına insancıl sıfatlarının takılmasına olanak verir ki İkincisi ilkine tercih edilmelidir.

İnsan doğasını tasvir eden bir teorinin ötesine geçtiğimizde, normatif egoizmin, insanın ne yapması gerektiği sorusunun alanına gireriz. Normatif egoistler, tabii farklı nedenlerle, insanın kendi çıkarlarını geliştirmeye çalışmasjnın doğru olduğunu söylerler. Rand, rasyonel egoizmin güçlü bir mutlak savunmasını yapar: Bireyin yaşama ve ahlakını seçme hakkı olması, onun ras-yönel bir varlık olarak kendi çıkarını yansıtmalıdır (kaprisli, duygusal varlık Rand’e göre rasyonel kafalı egoistin antitezidir). Kimileri de sonuççu ilkeler temelinde kendi çıkarlarımızı düşünerek davranmamız gerektiğini, böyle yapmakla öteki insanlara, onlara yardım etmek için çaba gösterdiğimiz bir durumdan daha çok yardım etmiş olacağımızı ("cehenneme giden yol iyi niyet taşlarıyla döşenmiştir” denir), ekonomi ve tarihin açıklamalarının bu yönde olduğunun söylenebileceğini ileri sürerler.


Anahtar Kelimeler
Egoizm, bencilik, ego, bencillik, makyevelizm, objektivizm, altruizm, Ayn Rand, Stirner, Nietzsche
İlgili Diğer Konular

Ego (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Bilinçli bireyin kendini başkalarından ayırmasını dile getiren sözcük.

Ben (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Bireyin öznel bütünlüğü. Ego

Objektifizm (Felsefe Terimleri Sözlüğü) İnsanı kendi mutluluk ve ahlak değerlerini oluşturarak gerektiğinde tüm dünyaya karşı kahramanca yaşaması gereken soylu bir varlık olarak gören, üretim başarılarını kisinin en büyük eylemi ve erdemi sayan kollektivizm karşıtı bir felsefedir.

Anarşizm (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Başta devlet olmak üzere bütün yöneten kurumları ortadan kaldırmayı öneren öğreti.

Nihilizm (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Her şeyin anlamdan ve değerden yoksun olduğunu savunan felsefi görüştür.

Ahlakdışıcılık (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Nietzsche'nin ahlak felsefesidir.

90 Dakikada Nietzsche (Felsefe) Paul Strathern'in bu kitabçığında Nietzsche'nin hayatı ve temel fikirleri anlatılıyor.

Postmodernizm (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Batı felsefesinin ve özellikle 18. yüzyıl Aydınlanmasının temel varsayımlarını eleştiren felsefi bir eğilimdir.

Siyaset Felsefesi (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Demokrasi, yasama, siyasal ahlak gibi hukuku, siyasal yaşamı, toplumsal konuları ilgilendiren genellikle normatif sorunlar üzerine eğilen bir araştırma alanıdır.

Geçmişten Günümüze Ahlak Felsefeleri (Felsefe) Hangi eylem ve davranışlarımız doğru veya yanlıştır? Ahlaklı ya da ahlaksız olmanın kriterleri nelerdir? Eski Antik Çağ’dan günümüze değin bazı tanınmış filozofların bu sorulara yanıtları.

Yeniçağ Felsefesi (Felsefe Terimleri Sözlüğü) 17 ve 18 yy. larda otoriteden den kurtulmanın verdiği özgür düşünce ortamıyla birlikte çok çeşitli yeni akımlar ortaya çıkmıştır.

Kıta Avrupası Felsefesi (Felsefe Terimleri Sözlüğü)  Avrupa'daki 19. ve 20. yüzyıl felsefe geleneklerini tanımlamakta kullanılan terim.

Voluntarizm (Felsefe Terimleri Sözlüğü) İstenç (isteklilik) akıl yürütmek değil, bilinçsiz bir dürtüdür. Aslında, istenç tüm realitenin özünde bulunan kuvvettir ve her türlü gerçekliğin temel ilkesidir.

Alman Felsefesi (Felsefe Terimleri Sözlüğü) 18 ve 19 yy larda iyice belirginleşen ve Almanya'yı felsefenin yurdu haline getiren felsefi gelenekler.

Modern Dönem (Felsefe Terimleri Sözlüğü) 19 ve 20. yüzyılları kapsayan dönemdir.

İlgili Kişiler

Adler, Alfred (Ünlü Kişiler) Bireysel psikoloji ekolünün kurucusu, Avusturyalı psikologdur.

Ayn Rand (Ünlü Kişiler) Kurduğu objektivizm felsefesiyle tanınan düşünür-yazar.

Nietzsche (Ünlü Kişiler) "Güç Istenci", "Üstinsan", "Bengüdönüş" gibi özgün fikirlerle tanınan varoluşçu Alman filozof.

Feuerbach, Ludwig (Ünlü Kişiler) Hegel'e yönelttiği sıkı eleştirilerle Marx'ı da derinden etkileyen, dinin ger­çek yüzünü açığa çıkartan çalışmalarıyla tanınan Alman maddeci filozof.

Lichtenberg (Ünlü Kişiler) Alman doğa bilimleri, astronomi ve matematik profesörü, yazar, eleştirmen.

Cioran, Emil (Ünlü Kişiler) Filozof, deneme yazarı ve tanınmış 20. yy. retorik sentezcisidir.

Sartre (Ünlü Kişiler) Felsefi içerikli romanlarıyla 20. yüzyıl’a damgasını vuran düşünürlerden biridir.

Spinoza (Ünlü Kişiler) 17. yüzyıl felsefesinin önde gelen rasyonalistlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

La Rochefoucauld (Ünlü Kişiler) İnsan davranışları ve erdemin kökleri üzerine yazmış Fransız ahlakçı yazar.

Derrida, Jacques (Ünlü Kişiler) Edebiyat eleştirmeni ve dekonstruksiyonizm olarak bilinen eleştirel düşünce yönteminin kurucusudur.

Machiavelli (Ünlü Kişiler) Tarih ve politika biliminin kurucusu sayılan düşünür, devlet adamı, askeri stratejist.

Montaigne, Michel de (Ünlü Kişiler) 16. yüzyıl Fransız deneme yazarı.

Jaspers, Karl (Ünlü Kişiler) Felsefede varoluşçu akımın teorisyenlerinden Alman filozof ve psikiyatrist. Modern psikiyatri, din felsefesi, tarih felsefesi ve siyaset felsefesinde önemli etkileri olmuştur.

Heraklet (Ünlü Kişiler) Sokrat öncesi Antik Yunan filozofu

Comte, Auguste (Ünlü Kişiler) Fransız sosyolog, matematikçi ve filozoftur. Sosyolojinin babası olarak tanınır.

Schopenhauer, Arthur (Ünlü Kişiler) İrrasyonalist ve karamsar olarak bilinen Alman düşünür.

Emerson (Ünlü Kişiler) ABD li düşünür, yazar. Amerikan transendentalizminin en önemli temsilcidir.

Heidegger, Martin (Ünlü Kişiler) Varoluşçu felsefenin önde gelen isimlerinden biri olan Alman filozof.

İlgili Özlüsözler

Ego (Özlüsözler) Ben



Sitede yayınlanmasını istediğiniz Word veya PDF formatındaki özgün yazılarınızı denizemesaj@gmail.com adresine gönderebilirsiniz. Arzu ederseniz kendi isminizle yayılanır. Yine bu adresten görüş ve fikirlerinizi iletmeniz de mümkün.
You can send your original articles in Word or PDF formats that you want to be published on this site to denizemesaj@gmail.com. If you wish, it will publish by your own name. It is also possible to send your opinions and ideas at this address.