Taoculuk

Taoculuk

Taoculuk, Çin kökenli başlıca iki dinsel felsefi sistemden biridir.


Laozi'nın eseri Tao Te Ching'e dayanır. Tao veya Dao (okunuşsal farklılıklar) günümüz çincesinde yol, yön, yöntem, temel, akış vs. birçok anlam barındıran bir sözcüktür. Düşünce okulu olarak Taoizm'in kurucusu Laozi kabul edilir ve takipçisi üstad Çuangzi de bu akımın en önemli temsilcisi olmuştur.

Taoculuk, Çin kökenli başlıca iki dinsel felsefi sistemden biridir. Konfüçyüsçülükle birlikte 2000 yıldan fazla Çin’de yaşamış, her alanını biçimlendirmiş, Çin kültürünün ulaştığı Kore, Japonya ve Vietnam gibi başka Asya ülkelerinde de etkileri görülmüştür. Resmi, pragmatik Konfüçyüsçü gelenekten farklı olarak doğaya uygun davranışı, kendiliğindenliği, mistik ve metafizik yaşantıyı, yönetimde müdahaleden kaçınmayı ve toplumsal yaşamda ilkelliği savunan bir düşünce ve inanç sistemidir. Çin toplumunda Konfüçyüsçülüğün dengeleyecisi ve tamamlayıcısıdır. Çin geleneğinin bütünü içinde Konfüçyüsçülük bir ahlaki ve siyasal sistemin yaratılmasıyla, Taoculuksa daha kişisel ve metafizik konularla ilgilidir.

Şamanik Kökler (M.Ö.3000-M.Ö.800)

Taoizmde, göçer yaşam süren şamanik toplumların izleri olduğu görüşleri de vardır. Kuzey Çin'de Sarı Nehir yakınlarında bazı kabilelerde vu denilen şamanlar yaşamaktaydı. Şamanlar veya kamlar doğal afetlerlere, hastalıklara karşı doğa ile kurdukları kendilerine has ilişkiyle deva bulabildikleri gözlemlenmiş hatta kullandıkları bazı tekniklerin (moksibüsyon-bardak çekme) Geleneksel Çin Tıbbında da yer aldığı biliniyor. Çou hanedanlığı döneminde şamanların görevleri arasında yağmuru tahmin etmek, şifacılık, önemli olaylarda kehanet de bulunmak bulunuyordu.

Klasik Dönem (M.Ö.700-M.Ö.220)

Çou imparatorluğunun siyasi ve sosyal yapıları M.Ö.770'de dağılmaya başlamıştı. Sonraki beş yüz yıl feodal beylerin birbirleriyle çatıştığı siyasi kargaşa ve iç savaştığı bir dönem olmuştu. Bu dönemde Çin'in ünlü filozofları Konfüçyüs, Mencius, Mo Zi, Sun Zi ve Taoizmin büyük düşünürleri Lao Zi, Çuang Zi ve Lieh Zi yaşamıştı.

Tao öğretisinin kurucusu Lao Zi, güneydeki feodal Çu eyaletinde Li Erh adıyla tanınan, eğitimli ve imparatorluk arşivinde çalışan bir kütüphaneciydi.

...

Kimi zaman din veya bir tür ahlaki inanç olarak ele alınan öğretinin temel kitabı Dao De Çing (Yol ve Erdem Kitabı) incelendiği zaman burada klasik dinlerde bulunan ne bir "tanrı, yaratıcı vs." kavramı vardır ne de "iyi ve kötü" gibi ahlakın temelini oluşturan görüşler bulunabilir. Kitapta "Sonsuz Tao, ne anlatılabilir olandır ne de ad verilebilir olandır" der. Kitabın devamındaki anlatımlarda her şeyin durmaksızın değiştiği, dönüştüğü ileri sürülerek, ona ad vermekle, doğanın akışına aykırı olarak "sabit" veya "mutlak" bir kavram/olguya indirgenemeyeceği anlatılır. Bu kitapta Dao açıklanamaz ve ad verilemez olarak ortaya konduktan sonra "Yer ve Gök" ün kökünün "adsız/ her daim değişen" olduğunu, "Herşey" i doğuranın ise "adlı/algı meselesi" olduğunu anlatır. Duyumsama ve algıdan uzaklaştıkça, çıktıkça, Dao'nun asıl cevherine; duyumsama halinde kalındığında ise onun yalnızca beliren, dışa vurmuş algılanabilir haline tanıklık edilir, der, LaoZi. Bu haliyle doğanın ve tüm kainatın akışının kendisinin algılarla, duyumsamalarla sınırlı olamayacağı öğretinin temel vurgusu olmaktadır. Her şey karşıtıyla vardır. Değişimi sürükleyen titreşimin iki temel taşı Yin ve Yang karşıtlığıdır ve bunlar bir birinin kopmaz parçasıdır. İlerleyen sayfalarda, değişimin döngüleri, boşluk ve doluluk, karşıtların birbiriyle olan temel ilişkileri, "yer" ve "gök" ile ilgili aktarımlar, su ve dao, boşluk ve dao gibi konulardan dem vurulur. Bu öğreti en merkeze Hiçlik'i koyar (batıda gelişen "nihilizm" anlayışıyla karıştırılır). Hiçlik'ten "Bir" doğar. Bir'den de hareketi başlatan "İki" yani Yin ve Yang kopamaz karşıtları ve bu ikisinden "Herşey" türer. Tanrıcı, yaratıcı görüşü kabul eden dinlerde "yaratmak" tanrısal bir iradeyi barındırıyorken, bu öğretilerde "ondan doğmak" kendiliğinden ve zorunlu bir süreç olarak ortaya konmaktadır. Yaratan bir tanrı tarafından gönderilmiş, kutsal atfedilen bir kitabı olan herhangi bir din veya inanç mı, yoksa, halkların toplumların ortak bir kainat gözlemi ile derlenmiş bir öğreti mi olduğu yönünden bakınca, bunun klasik bir din anlayışıyla hiçbir ilişkisi olamayacağı ileri sürülmektedir. Halkların binlerce yıllık yaşam mücadelesi, merakı ve gözlemi ile oluşmuş bir öğreti olduğu görüşü; günümüzde kültürler daha dolaysız tanınmaya başlandıkça ve geçmişteki çevirilerden kaynaklanan bilinçli/ bilinçsiz adlandırmalar ayıklandıkça daha duru bir biçimde ortaya çıkmaktadır.

Çin felsefesinin temel özelliklerinden olan insanla evren arasındaki karşılıklıllık Taoculukta çok önemli bir yer tutar. İnsan küçük bir evrendir ve bedeninde evrenin düzenini yaratır; insanı anlayan evrenin yapısını da anlar. Dinsel Taoculukta insan bedeninin Taoculukta insan bedeninin evrendeki bütün tanrıları barındırdığına, tanrısal öğretmenini Çin’in kutsal dağlarında arayan Taocu üstadın sonunda onu kendi kafasındaki ‘saraylar’da bulunduğuna inanaılır. İnsanoğluyla doğal düzenin birliği inancı, açıklanamayan büyülü bir duygudan kaynaklanır; bu birliği kavramanın yolu da meditsyondur. Dinsel taoculukta ölümsüzlüğe ulaşmak için meditasyonun yanı sıra yiyecek sınırlamalarına , nefes kontroluna, cinsel disipline, simya ve tılsımlara da başvurulur.

Din olarak Taoizm

En etkili iki güç Gök (Uzay dahil) ve Yer'dir. İkisi arasında insan veya tüm canlı alem yer alır. Onları Ti, Hou, Wang, Hsien ve Shen izler. Tao öğretisi ile diğer halk inançları, yerel kültler, halk kahraman ve bilginlerinin nitelikleri binlerce yıldan beri birbirine karışmış ve bir takım kalıplara bürünmüş ritüellere büründüğü de gözlemlenir. Tam olarak bir dini yansıtmaz.

Meditasyon

Taoistler meditasyonu sağlıklı uzun yaşam yani kendi Tao'su ile bir olmak için kullanıyorlar. Meditasyon (durulma) zihni durultmak, duyguları durultmak, arzuları durultmak, iç beden ve dış çevre enerjisinin kendiliğinden akışına uyumlanmasına koyvermek halidir. Çok sayıda çeşitli yolu vardır. Sıklıkla lotus halinde ayaklar bağdaş kurularak bel uyumunu bozmayacak diklikte tutularak veya ayakta dizler hafif öne bükük ve bedendeki tüm eklemleri hafifçe yuvarlak tutmaya çalışarak yapılır. Tai Çi, yoga gibi uygulamalar kişinin kendi meditasyon (durulma)'sını bulması için önemsenir.


Anahtar Kelimeler
Taoculuk, taoizm, Taoism, Daoismus, Taoismus, Konfüçyüsçülük, Konfiçyüsçülük, Laozi, nihilizm, hiçlik, çin felsefesi
İlgili Diğer Konular

Yeni Konfüçyüsçülük (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Kökeni Konfüçyüsçülük'te olan, fakat aynı zamanda Daoizm ve Budizm'den de etkilenmiş dînî ve felsefî bir akımdır.

Konfüçyüsçülük (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Eski bir Çin ahlâkı ve Çin felsefesi sistemi olup başlangıçta bilgin Konfüçyüs'ün öğretilerinden yola çıkarak gelişmiştir.

Nihilizm (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Her şeyin anlamdan ve değerden yoksun olduğunu savunan felsefi görüştür.

Nihilizm Üzerine - Emil Cioran (Felsefe) Neden nihilist olunur ve nihilist ne hisseder sorularının cevapları.

Metafizik (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Metafizik, felsefenin bir dalıdır. İlk felsefeciler tarafından, "fizik bilimlerinin ötesinde kalan" anlamına gelen "metafizik" sözcüğü ile felsefeye kazandırılmıştır.

Hiç herşeydir. Herşey de hiçtir. (Felsefe) Sonsuzluk ve Hiçlik zıt kavramlar gibi görünse de sorgulanması gereken bir kesişim noktası vardır.

İlgili Kişiler

Konfüçyüs (Ünlü Kişiler) Ünlü bir Çinli filozoftur. Zannedilenin aksine bir din adamı değildir ve dinle ilgili çok fazla konuşmamıştır.

Cioran, Emil (Ünlü Kişiler) Filozof, deneme yazarı ve tanınmış 20. yy. retorik sentezcisidir.

Nietzsche (Ünlü Kişiler) "Güç Istenci", "Üstinsan", "Bengüdönüş" gibi özgün fikirlerle tanınan varoluşçu Alman filozof.

İlgili Özlüsözler

Hiçlik (Özlüsözler) İnkâr sonucu, gerçekteki özelliklerinin, durumlarının ortadan kaldırılması sonucu bir şeyin var olmayışı, yokluk.