Ibn Batuta - Tüm zamanların en büyük gezgini

Ibn Batuta - Tüm zamanların en büyük gezgini

14. yüzyılda, Faslı gezgin İbn Battuta yaklaşık 30 yılını Afrika, Orta Doğu, Hindistan ve Güneydoğu Asya'da 75.000 mil seyahat etti.

“Tarihin en ünlü yolcusu” unvanı genellikle, 13. yüzyılda Çin'i ziyaret eden büyük Venedikli gezgini Marco Polo'ya gider. Bununla birlikte, katedilen mesafeye bakıldığında Polo, Müslüman bilgin İbn Battuta'nın çok gerisindedir. İslâm dünyasının dışında çok az tanınmasına rağmen, Battuta hayatının yarısını Doğu Yarımküre'yi yoksulluk içinde karış karış gezdi. Deniz yoluyla, deve kervanı ve yaya olarak, 40'ın üzerinde günümüz ülkesini, kendisini tehliklere atarak tutku içinde katetti. 29 yıl sonra nihayet eve döndüğünde, seyahatlerini Rihla olarak bilinen kitabında topladı.

Fas, Tangier'de doğan Ibn Battuta, bir kadı ailesinde büyüdü. 1325'te 21 yaşındayken anavatanını Orta Doğu için terk etti. Mekke şehrine hac için yola çıktı. Yol boyunca Islam hukuğu üzerine eğitimini de tamamlamayı istiyordu. Battuta yolculuğuna yalnız ve bir eşekle başladı. Ancak kısa bir süre sonra Kuzey Afrika'dan doğuya doğru ilerlerken bir hacı kervanı ile karşılaştı. Mısır'da Battuta İslami hukuk okudu ve İskenderiye'yi ve “güzellik ve ihtişamda eşsiz” adını verdiği Kahire metropolünü gezdi. Daha sonra Hac için Mekke'ye devam etti. Haccını tamamladıktan sonra, Müslüman dünyasını veya “Dar el-İslam'ı” dolaşmaya devam etmeye karar verdi. Çünkü büyük bir kuşun onu kanatlarına aldığı ve doğuya götürdüğüne dair bir rüya görmüştü.

Ibn Battuta Mısır'da. Illustration by Paul Dumouza. (Credit: Fine Art Images/Heritage Images/Getty Images)

Bir kervana katıldı, Pers ve Irak'ı gezdi ve daha sonra kuzeye, şimdiki Azerbaycan'a yöneldi. Tekrar Mekke döndü ve bir sürenin ardından Yemen'e gitti. Oradan da deniz yolculuğu yaparak Somali, Kenya ve Tanzanya kıyılarını keşfettti.

Afrika'dan ayrılarak, “Kadı” olarak kazançlı bir görev almayı umduğu Hindistan'a seyahat etmek için bir plan yaptı. Doğuya doğru dolambaçlı bir rota izleyerek, Türkiye'ye yelken açmadan önce Mısır ve Suriye'yi geçti. Her zaman Müslümanların kontrol ettiği topraklarda kalarak, yerel halkın misafirperverliğini ve İslam alimi statüsünü kullandı. Seyahatlerinde birçok noktada, iyi kıyafetler, atlari köleler ve hatta cariyeler gibi hediyeler aldı.

Türkiye'den Battuta, Karadeniz'e geçti ve Özbek olarak bilinen Altınordu Hanının alanına girdi. Özbek mahkemesinde göreve davet edildi ve daha sonra Han’ın eşlerinden birine Konstantinopolis’de (İstanbul) eşlik etti. Battuta, bir ay boyunca Bizans kentinde kaldı, Ayasofya'yı ziyaret etti ve hatta imparatorun da dahil olduğu küçük bir dinleyici kitlesi bile oluşturdu. Daha önce büyük bir gayrimüslim şehre asla gitmediği için surlar içindeki sayısız Hıristiyan kiliselerine hayran kaldı.

Battuta daha sonra Afganistan ve Hindu Kush'tan Hindistan'a gitmeden önce Avrasya bozkırında doğuya gitti. 1334'te Delhi kentine vardığında, güçlü bir İslami sultan olan Muhammed Tughluq yönetiminde yargıç olarak iş kazandı. Battuta birkaç yılı evli ve çocuklu olarak rahat geçirdi. Ancak dengesiz hareketleri olan sultandan korktuğundan kurtulmak için bir fırsat yakaladı. 1341'de, Sultan, Battuta'yı elçi olarak Çin'e gönderdi. Doğuya bu seyahati Battuta nın en kötü yolculuğu oldu. Kaçırıldı ve donuna kadar herşeyi çalındı. Calicut limanına gitmeyi başardı, ancak bir okyanus yolculuğunun öncesinde gemileri bir fırtınada battı.

Delhi'ye dönüp padişahla yüzleşmek istemediğinden güneyde Maldivler'in Hint Okyanusu takımadalarına deniz yolculuğu yapmayı tercih etti. İlk yıl cennetimsipastoral adalarında kaldı, tıkabasa hindistancevizi yedi, birkaç eş edindi ve kadı olarak görev yaptı. Battuta daha uzun süre Maldivler'de kalabilirdi ancak yöneticilerle ters düştüğü için Çin'e olan yolculuğuna devam etmeye karar verdi. Sri Lanka'da bir mola verdikten sonra, 1345'te kalabalık Çin Quanzhou limanına ulaştı.

Battuta, Moğol Çin'ini “gezgin için en güvenli ve en iyi ülke” olarak nitelendirdi ve doğal güzelliğine övgüde bulundu. Ancak aynı zamanda sakinlerini “pagan” ve “kâfir” olarak nitendirdi. “Dünyada gördüğüm en büyük şehir” dediği Hangzhou'nun Müslüman topluluklarının alışkın olmadığı adetleri karşısında memnuniyetsizdi. Sonrasında Büyük kanal üzerinden kuzeye, Pekin'e gittiği konusu tartışmalıdır.

Çin, Battuta’nın bilinen dünyanın sınırlarına olan seyahatlerinin sonuydu. 1349'da Tangier'e (Fas) geri döndü. Battuta’nın anne-babası ölmüşlerdi. Bu nedenle İspanya’ya bir gezinti yapmadan önce kısa bir süre kaldı. Daha sonra Sahra'da Mali İmparatorluğu şehri Timbuktu'ta birkaç yıl kaldı.

Battuta, maceraları sırasında hiç bir zaman günlük tutmadı ancak 1354'te Fas’a döndüğünde, ülkenin sultanı bir seyahat derlemesi yapmasını emretti. Hikayesini Ibn Juzayy adlı bir yazara dikte ettirdi. Sonuçta "Şehirlerin ve Seyahat Edenlerin Harikalarını Merak Edenlere Bir Hediye" veya kısaca Rihla (seyahatler) olarak bilinen, sözlü bir tarihi eser ortaya çıktı. Kitap günümüzde çok popüler olmasa da, 14. yüzyıl İslam dünyasını yansıtan en renkli ve geniş kapsamlı çalışmadır.

Rihla'nın tamamlanmasının ardından, İbn Battuta tarihi kayıtlardan kayboldu. Fas'ta bir kadı olarak çalıştığına ve 1368 civarında öldüğüne inanılıyor.

Kaynak www.history.com/news/why-arab-scholar-ibn-battuta-is-the-greatest-explorer-of-all-time

1 adet dosya eklendi:
  • ibn_battuta_seyahatnamesi_2_cilt_takim.pdf
    Yazarı tarafından Tuhjetü'n-Nuzzar fo Garaibi'l-Emsar ve Acdibi'l-Esjar diye adlandırılan, yaygın olarak Rıhle diye bilinen ve Türkçede İbn Battuta Seyahatnamesi diye anılan eser, özgün dili olan Arapçadan A. Sait Aykut'un çevirisi, giriş yazısı ve notlarıyla sunuluyor.

Anahtar Kelimeler
Ibn Batuta - Tüm zamanların en büyük gezgini, marko polo, rihla,
İlgili Diğer Konular




Sitede yayınlanmasını istediğiniz Word veya PDF formatındaki özgün yazılarınızı denizemesaj@gmail.com adresine gönderebilirsiniz. Arzu ederseniz kendi isminizle yayılanır. Yine bu adresten görüş ve fikirlerinizi iletmeniz de mümkün.
You can send your original articles in Word or PDF formats that you want to be published on this site to denizemesaj@gmail.com. If you wish, it will publish by your own name. It is also possible to send your opinions and ideas at this address.