Cehalet

"Benim ülkemde, şok edici bir düzeyde matematiksel cehalet var."

Cehalet, cahillik, Bilgi, Bilmek, Kendini Bilmek, Bilinç

Cehalet, cahillik, Bilgi,  Bilmek,  Kendini Bilmek,  Bilinç

Cehalet konusunda özlüsözler

Cehalet

"Seçkinler beğendikçe alkışlar, halk ise alkışladıkça beğenir."

Algı Beğenmek Demokrasi Cehalet Övmek
Cehalet

"Herkes hata işleyebilir, yalnız ahmaklar hatalarında ısrar eder."

Erdem Cehalet Eleştiri Aptallık Hata
Cehalet

"Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri varsa, o yerde güneş batıyor demektir."

Büyüklenmek Büyüklük Cehalet
Cehalet

"Toplumda cehalet hakim olduğunda ve insanlar bilinçsiz ise, kanunlar hızla artar."

Cehalet Bilinç Kanun
Cehalet

"Cehaletimizi kırabiliriz, becerilerimizi, yeteneklerimizi ve zekamızı kullanarak kendimizi bulabilir, kendimiz olabiliriz ! Uçmayı öğrenebiliriz."

Akıl Kendi Olmak Kendini Bilmek Özgürlük Cehalet
Cehalet

"Dinler ateşböcekleri gibidir: Parlayabilmek için karanlığa gereksinim duyarlar. Tüm dinlerin koşulu yaygın olan belirli bir derecede cehalettir. Ki sadece bu havada yaşayabilirler ancak."

Din Cehalet

Tamamlayıcı Konular

Bilim Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim.

Cahillik Bilgisizlik veya gençlik, toyluk, deneyimsizlik yüzünden işlenen kusur.

Fikir Düşünce, mülahaza, mütalaa.

Bilgi Öznenin amaçlı yönelimi sonucunda, özne ile nesne arasında kurulan ilişkinin ürünü olan şeydir.

Bilgi İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat.

Bilgi Kuramı Bilginin bilgisi. Doğrudan doğruya bilgi olgusu’yla bilme olayı’nı inceleyen bilgi kuramı deyimi.

Bilinç Algı ve bilgilerin zihinde duru ve aydınlık olarak izlenme süreci, şuur.

Bilmek Bir şeyi anlamış veya öğrenmiş bulunmak.

Bağıntıcılık Bilginin bağımlılığını ileri süren klasik öğretilerin başında Kant'ın eleştiriciliği gelir.

Bilgelik Bilgili, iyi ahlaklı, olgun ve örnek kimse olmak.

Teknoloji

Aydınlanma Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinmek, tenevvür etmek.

A Posteriori Deneyden sonra ve onun ürünü olarak elde edilendir.

A Priori Deneyden önce alan. Deneyden sonra olan anlamındaki Aposteriorinin karşıtıdır.

Inanmak Bir şeyin varlığını, doğruluğunu kabul etmek.

Iletişim Duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması, bildirişim, haberleşme, komünikasyon.

Aldatmak Beklenmedik bir davranışla yanıltmak.

Kendini Bilmek İnsanin kapasitesinden haberdar olması. Kendini tanıyarak yapabileceklerini önceden kestirebilmesi ve ona uygun davranması.

Hayvan Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık.

Anlamak Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak.

Felsefe Varlık, anlam gibi sorunların araştırılmasına yönelik düşünsel etkinlikler.

Ego Ben

Farkındalık Farkında olma durumu, bilinç.

Bilinç İnsanın çevresini ve kendisini anlamasını sağlayan anlıksal süreçlerin toplamı.

Ben Bireyin öznel bütünlüğü. Ego

Tutarlılık Benzer durumlarda benzer ve uyumlu tepkilerin verilmesi.

Algı Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak.

Gözlemlemek Dış dünyadaki bir şeyi iyi bilmek için dikkati onun üzerinde tutmak, müşahede etmek.

Eğitim İnsanın yeteneklerinin, özellikle ahlak yetilerinin geliştirilmesi için ona yön ve biçim verilmesi; bu yolda yapılan bilinçli ya da bilinçsiz etkilerin tümü.

İrade Bir şeyi yapıp yapmamaya karar verme gücü.

Görmek Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak.

Düşünce Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik.

Akıl Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us.

Gerçek Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, hakiki

Tekbencilik