Dost

Sevilen, güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş, iyi anlaşılan kimse, düşman karşıtı.

The worst friend and enemy is but Death. - En kötü dost ve düşman, ölümden başkası değildir.

Ein halber Freund ist auch ein halber Feind. - Yarım bir dost aynı zamanda yarım bir düşmandır.

Dost, ahbap, yoldaş, can, yaren, arkadaş, gönüldaş, dostluk

Dost, ahbap, yoldaş, can, yaren, arkadaş, gönüldaş, dostluk

Dost konusunda özlüsözler

Dost

"Felaketin iyiliği varsa, hakiki dostlarımızı tanıtmasıdır."

Felaket Dost
Dost

"Iyi dostluklar temiz hesaplarla kurulur."

Dost
Dost

"Başkaları ile ilgilenirsen iki ay içinde birçok dostlar kazanabilirsin; başkalarının seninle ilgilenmesini beklersen, iki yılda bile tek dost kazanamazsın."

Arkadaşlık Dost Ilgi
Dost

"En sahici dostluklar ortak varlıklar üzerine değil, ortak yoksunluklar üzerine kurulanlardır."

Acı Çekmek Dost Yoksunluk Zenginlik
Dost

"Dertlerini dökecek dostları olmayanlar kendi yüreklerini kemirirler."

Dost Dert Konuşmak Paylaşmak
Dost

"Düşman isterseniz dostlarınızı geçmeye çalışınız. Dost isterseniz , bırakın , dostlarınız sizi geçsin."

Düşmanlık Dost Mücadele Rekabet
Dost

"Aşkta olduğu gibi dostlukta da, insan bildiği şeylerden çok bilmedikleri yüzünden mutludur"

Aşk Dost Bilmek Mutluluk
Dost

"Dostun yanına hediyesiz gitmek, buğdaysız değirmene gitmek gibidir."

Dost Arkadaşlık Hediye
Dost

"Sevginiz ya da dostluğunuz zaman ve uzaklıkla sınırlı ise o yok demektir."

Sevgi Dost
Dost

"Dostlarınız daha ilk tanıştığınız anda seni çok iyi anlarlar; diğer tanıştığın kimselerin seni anlamaları bin yılı alır."

Dost Arkadaşlık Anlamak Anlaşmak
Dost

"Birini sevmeye, koyuImak başIı başına bir iş, bir girişimdir. Güç ister, yürek ister, körIük ister. Hatta başIangıçta öyIe bir an vardır ki uçurumun üstünden sıçramak ister; düşünmeye kaIkarsan aşamazsın onu."

Sevgi Arkadaşlık Dost

Tamamlayıcı Konular

Güvenmek Güven duymak, güveni olmak, itimat etmek.

Ruh Varlığa karakterini sağlayan öz.

Arkadaşlık Arkadaş olma durumu, arkadaşa yakışır davranış, omuzdaşlık, ünsiyet.