Emretmek

Buyurmak, emir vermek.

Emretmek, itaat, zorlamak, fikir özgürlüğü, kanun, özgürlük, saygı, tutsaklık

Emretmek, itaat, zorlamak, fikir özgürlüğü, kanun, özgürlük, saygı, tutsaklık

Emretmek konusunda özlüsözler

Emretmek

"Düşüncelerini kafa tutarak, buyruk vererek ortaya koyanlar akıldan yana güçsüz olduklarını belli ediyorlar."

Zorbalık Emretmek Güç

Tamamlayıcı Konular

İrade Bir şeyi yapıp yapmamaya karar verme gücü.

Itaat Alınan emre uymak. Söz dinlemek. İnkıyad etmek. Boyun eğmek. Amirin meşru emirlerini dinleyip ona göre hareket etmek.

Iktidar Bir işi yapabilme gücü.

Zorlamak Birine bir şey yaptırmak amacıyla güç kullanmak, boyun eğdirmeye çalışmak.

Düşmanlık Düşmanca duygu veya davranış.

Fikir Özgürlüğü

Fikir Birliği

Demokrasi Halkın egemenliği temeline dayanan yönetim biçimi.

Irkçılık İnsanların toplumsal özelliklerini biyolojik, ırksal özelliklerine indirgeyerek bir ırkın başka ırklara üstün olduğunu öne süren öğreti.

Diktatörlük Egemen ve mutlak siyasi bir gücün, bir veya birçok kişinin oluşturduğu bir yürütme organınca, denetimsiz olarak yürütüldüğü siyasi düzen.

Fikir Düşünce, mülahaza, mütalaa.

Kanun Devletin düzeni sağlamada herkesin uyması için koyduğu yasalar.

Asosyallik Sosyal olmamak, genel kabul görmüş kuralların dışında hareket etmek.

Hırsızlık Başkasının malını gizlice almak, hırsızlık etmek, aşırmak.

Nedensellik Her şeyin bir sebebi vardır ve aynı şartlar altında, aynı nedenler, aynı etkileri doğurur biçiminde özetlenebilen ilke.

Asilik Yasalara veya kişilere başkaldırıcı, karşı olma hali.

Adalet Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme

Günah Cezayı gerektiren eylem. Dine aykırı iş.

Ahlak Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları.

Hata İstemeyerek ve bilmeyerek yapılan yanlış.

Affetmek Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek, bağışlamak.

Özgürlük Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu.

Tutsaklık Özgürlüğü kısıtlayıcı durum altında tutulmak.

Baskı Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.

Anarşizm Kişi özgürlüğünü amaç edinen, devlet, din ve kişi gibi tüm otoriteleri reddeden felsefi düşünce.

Bağımsızlık Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilme.

Saygı Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı, kutsallığı dolayısıyla bir kimseye, bir şeye karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmaya sebep olan sevgi duygusu.

Alçakgönüllülük Alçak gönüllü olma durumu, tevazu, mahviyet, mütevazılık.