Mill, John Stuart

Mill, John Stuart ve Özlüsözleri

1806 / İngiltere
1873 (67 yaşında) / Fransa

Utulitarizm

Bilgi kuramı bakımından deneyselcilik, ahlak felsefesi bakımından da faydacılık akımına bağlı İngiliz İktisatçısı ve filozofudur.

Stuart Mili Londra’da doğdu. 1773 – 1836 yılları arasında yaşamış olan ünlü İngiliz felsefecisi James Mill’in oğludur. James Mili faydacılık felsefesini benimsemiş, bu düşünceye dayanan birçok eser vermiş, oğlunu bu felsefenin önderliğini yapacak şekilde yetiştirmiştir. Bu arada Elements of Political Economy (Siyasal Ekonominin Esasları) adlı eserini oğlu için bir ders kitabı olarak hazırlamıştı. İngitlere’de ekonomi bilimi üzerine yazılmış ilk ders kitabı olan bu eser sonradan bütün İngiliz okullarında okutulmuştur.

Stuart Mill 3 yaşındayken Yunanca öğrendi, 14 yaşında Latince, klasik edebiyat, mantık, siyasal ekonomi, tarih, matematik alanlarında geniş bir bilgi edinmiş bulunuyordu. 17 yaşında hukuk ve felsefe alanlarındaki öğrenimini de tamamlayarak İngilizlerin Doğu Hindistan Şirketinde çalışmaya başladı. Burada geçen 35 yıllık bir iş hayatından sonra emekliye ayrılarak İngiliz Parlamentosu’na girdi.

Stuart Mill’in en önemli eseri System of Logic (Mantık Sistemi)dir. Utilitarianism adındaki eserinde de faydacılık felsefesinin esaslarını anlatmıştır. Buna göre her işin doğru olup olmadığı sonunda elde edilen faydaya göre ölçülmelidir. Stuart Mill daha 20 yaşındayken faydacılık akımının öncüsü olarak tanınmıştı .

25 yaşında depresyon geçirdi. Bu durumunu güzellik, sanat müzik ve şiirin yardımıyla atlattı. Fransa’da bir süre kaldıktan sonra hukuk öğrenimine başladı (1870). Öğrenimini yarım bırakarak Doğu Hindistan Şirketi’nde çalışmak için gitti, başmüfetişlik yaptı ye 1856’da emekliye ayrıldı. Ekonomi konusundaki en önemli kitabı olan Principles of Political Economy’de (Politik Ekonominin Kuralları) 1848, nüfusun üretimden daha hızlı arttığını, bu nedenle yaşam standartlarının yükseltilmesi için nüfus planlamasının gerekliliğini savundu.

System of Logicde (Mantık Sistemi) 1843, ise mantık kuralların deneyimlerle oluştuğunu söyler, ancak genel düşünce bu kuralların aklın bir parçası olduğudur. On Liberty (Özgürlük Üzerine) 1854 ve Consideration on Represantitive Governement (Temsili Yönetim Hakkında Düşünceler) 1861, Mill’in faydacılık üzerine yazdığı eserleridir. En çok tanınan çalışma Autobiography (Otobiyografi) 1869, mantık, faydacılık, ve politik felsefe konularındaki yazıları ve klasik ekonomi hakkındaki raporudur. Büyük bölümünde bütün eserlerinin doğuşu ve gelişmesini anlatır. Auguste Comte ve Sir William Hamilton’un felsefesine yer verir. En önemli kitaplarını yazdıktan sonra Avam Kamarası’na girdi (1865-1868). Radikallerle birlikte oy hakkının genişletilmesi, kadınlara oy hakkının verilmesi, dengeli temsil ve İrlanda toprak reformu konularında kampanyalar açtı. Mili, döneminin etkili bir bilgini olmasına karşı düşüncelerinin büyük bölümü günümüzde geçerli değildir.

Öteki eserleri: Utilatirianism (Faydacılık) 1861, Auguste Comte Pozitivizm (Positivizm) 1865, Examiation of Sir William Hamilton’s Philosophy (W. H’ın Felsefesi Üzerine Araştırmalar) 1865, On the Subjections of Women (Kadınların Köleliği) 1869, Essays on Religon (Din Üzerine Üç Deneme) 1874.

Otobiyografi

Aşağıdaki metinde Mill, hayranlık uyandıran bir netlik ve özlülükle, 1820 ve 1830’larda Jeremy Bentham, James Mill, Thomas Malthus ve David Ricardo’nun sosyal felsefesinin yaygınlaştırmak için bir araya gelen “felsefi radikallerin” inançlarını açıklamaktadır. Sıra kendi otobiyografisine geldiğinde, yaşamının son beş yılında, burada bahsi geçen görüşlerden hayli uzaklaşmıştı, ancak bu görüşler On Dokuzuncu yüzyılda klasik liberalizmin temeli olarak kalmıştır.

Hiçbirimiz babamla muhtemelen her konuda aynı fikirde olmasak da, daha önce söylediğim gibi, onun düşünceleri, daha sonra “Felsefi Radikalizm” olarak adlandırılan bir akımın ilk propagandacıları olan bir grup genç insana karakterlerini ve özelliklerini bulmalarını sağlayan temel unsurlardı. Düşünce tarzları, Bentham’ın bir lider veya rehber olması bağlamında Benthamizm ile özdeşleşmiş değildi, ancak bu düşünce tarzı, Benthamcı bakış açısının modern ekonomi politik ve Hartleyci metafizik ile birleşmesiyle oluşmuştu. Malthus’un nüfus ilkesi özellikle Bentham’a ait bir fikir olarak bir çeşit sembol ve bizim için de bir birleşme noktasıydı. Bu büyük doktrin aslında insan ilişkilerinin kesin olmayan geliştirilebilirliğine karşı bir argüman olarak ortaya atıldı; bizler tam aksi yönde bir heves duyarak, geliştirilebilirliği hayata geçirmek için gerekli olan şeyin, sayı artışını gönüllü olarak kısıtlamak, tüm çalışan nüfusun yüksek ücretler alarak istihdam edilmesini güvenceye almak olduğu konusuyla meşgul olduk. Açgözlülüğün diğer önemli özellikleri de, ki babamla bu konuda aynı fikirdeyiz, aşağıdaki gibi sıralanabilir:

Siyasette, iki şeyin yararlılığına karşı duyulan neredeyse sınırsız bir güven söz konusudur: Bunlar temsili yönetim ve tam bir tartışma özgürlüğüdür. Babamın insan aklı üzerinde mantığın yarattığı etkiye olan güveni o kadar tamdı ki, insanlara erişmek mümkün olsa -ki babam bunun tüm nüfusa okuma yazma öğretilmesiyle mümkün olacağını düşünmüştür- her tür düşüncenin sözlü ve yazılı olarak insanları muhatap almasına imkân tanınsa ve kullandıkları oy hakkı ile benimsedikleri düşünceleri kuvvetlendirmek için mecliste aday gösterebilseler, her şeyin yoluna gireceğini düşünmüştür.

Babam, meclisin sadece bir sınıfın menfaatlerini temsil etmediği sürece dürüstlükle ve bilgelikle genel menfaati gözeteceğini ve böylece, insanlar eğitilmiş zekâlarının güdümünde olacakları için kendilerini temsil edecek kişiler arasında iyi bir seçim yapacaklarını ve bu seçimden sonra seçtikleri kişileri liberal bir sağduyu ile baş başa bırakacaklarını düşünmüştür. Buna göre, aristokratik yönetim, yani azınlığın herhangi bir şekilde hükümranlığı -ki onun gözünde, insanlar ile onların işlerinin en üstün bilgelikle yönetilmesi arasında duran tek şey buydu- onun en katı eleştirilerinin hedefi olmuştur. Ayrıca, demokratik oy kullanma hakkı onun siyasi inancının temel öğesiydi. Ancak bunu, özgürlük, insan hakları veya o zamana kadar demokrasinin savunulmasında az ya da çok kullanılan diğer terimler zemininde değil, “iyi yönetimin güvenceleri”nin en esaslısı olduğu gerekçesiyle savunuyordu. Burada da, sadece vazgeçilmez unsurlar olarak gördüklerinin arkasında durmuştur; “vurguncu lider” karakterini taşıyan bir kralın oldukça tehlikeli olduğunu düşünen Bentham ile karşılaştırıldığında, monarşik ve cumhuriyetçi formlara karşı nispeten daha kayıtsızdı. Aristokrasinin dışında, dini yoldan çıkaran ve sadece insan aklının gelişmesine karşı çıkmakla meşgul olan resmi kilise ya da papazlar birliği de onun nefretini kazanmıştır. (...) Psikolojideki temel doktrini ile savunduğu şey, insan karakterinin evrensel Çağrışım İlkesi yoluyla, çevresel şartlarla oluşması ve sonucunda insanın eğitim alarak, ahlaki ve zihinsel durumunun sınırsız gelişimiydi. Doktrinleri arasında, hiçbiri, bu doktrin kadar önemli ve üzerinde durulmaya değer değildi. (…)

Bunlar gibi çeşitli düşünceler, aralarında benim de yer aldığım bir gurup genç adamın gençlik fanatizmi ile ele alındı ve bu düşüncelere, en azından niyet olarak, babam tamamen uzak olsa da, tutucu bir ruh kattık. Bazen, biz (ya da yerimize vekâlet eden hayalet) başkaları tarafından, anlamsız bir abartıyla -ki aramızdan bazılarımız kimi zaman bunu umut ediyor ve hevesleniyordu- bir “ekol” olarak adlandırılıyorduk. On Sekizinci yüzyıl Fransız filozofları taklit etmek istediğimiz örneklerdi ve onların yaptıklarından daha azını yapmamayı umuyorduk. Gruptaki hiç kimse, zaman ve mekânın gereksiz israfı söz konusu olmasa, pek çok meraklının göstermesi muhtemel olan çocukça azmi ile benim kadar yol alamadı.

* J. S. Mill, Otobiyografi, Londra, Longmans, 1875, s. 105-09.

ÖzlüSözleri

"Bir kişi sadece eylemleriyle değil, eylemsizliğiyle başkalarına kötülük yapabilir ve her iki durumda da sonuçlarından sorumludur."

"Mutluluğu aramayı, arzularımı tatmin etmeye çalışmaktan ziyade onları sınırlayarak öğrendim."

"Muhafazakarların genellikle aptal olduğunu demek istemedim. Demek istediğim, aptal insanların genellikle muhafazakar olduğudur."

"Erkekler arzuları güçlü olduğu için değil, vicdanları zayıf olduğu için kötü davranırlar. (On Liberty)"

"Despotizm bile, altında bireysellik yaşanabildiği sürece en kötü etkilerini üretmez; Ve bireyselliği ezen her şey despotluktur. Tanrı iradesi veya mahkeme kararı gibi adı ne olursa olsun."

"İsmini hak eden tek özgürlük, kendi iyiliğimizi kendi yolumuzda sürdürmemizdir. Ancak başkalarını kendilerinkinden mahrum bırakmaya çalışmadığımız veya bunu elde etme çabalarını engellemediğimiz sürece."

""

Anahtar Kelimeler
Mill, John Stuart, Utilatirianizm, Faydacılık, Comte, Pozitivizm, deneyselcilik, ahlak felsefesi
Benzer Kişiler

Comte, Auguste (Ünlü Kişiler) Fransız sosyolog, matematikçi ve filozoftur. Sosyolojinin babası olarak tanınır.

Bentham, Jeremy (Ünlü Kişiler) İngiliz filozof, hukukçu ve toplum reformcusu. Modern utilitarizmin kurucusu kabul edilir.

Claude Bernard (Ünlü Kişiler) Fransız fizyolog.

Descartes (Ünlü Kişiler) Fransız matematikçi, bilimadamı ve filozof.

Foucault (Ünlü Kişiler) Fransız filozof, fikir tarihçisi, sosyal kuramcı ve edebi eleştirmen.

Aristo (Ünlü Kişiler) Antik Yunan filozof.

Tamamlayıcı Konular

Yararcılık (Felsefe Terimleri Sözlüğü) 19. yüzyılda İngiltere'de Etik ve Politik Felsefede, "çoğunluk için en iyisi" ahlaki bakış açısıyla öne çıkan bir harekettir.

Nominalizm (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Genel kavramları gerçek saymayıp birer addan ibaret bulan öğreti.

Deneycilik (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Bilgimizin biricik kaynağının deney olduğunu savunan bilgi öğretisi.

Felsefenin sonu mu geldi ? (Felsefe) Felsefenin sonunun geldiğine dair fikirler son zamanlarda yoğunlaşmakla birlikte bir kaç yüzyıldır dile getirilmekte.

Moralite (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Bir insanın iyi ve kötü açısından davranış biçimleri ve ahlaki düşünüşü.

Pozitifizm (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Araştırmalarını olgulara, gerçeklere dayayan, fizikötesi açıklamaları kuramsal olarak olanaksız, kılgılı olarak yararsız gören; deneyle denetlenmeyen soruları sözde soru olarak niteleyen felsefe doğrultusu.

Modern Dönem (Felsefe Terimleri Sözlüğü) 19 ve 20. yüzyılları kapsayan dönemdir.

İnsan Felsefesi (Felsefe Terimleri Sözlüğü) (MÖ. 5.YY) Doğa filozoflarının tabiatı oluşturan ilk unsur üzerinde anlaşamamaları sonucu varlık/ontoloji sorununu bir yana bırakıp tamamen İNSAN’la ilgilenmişlerdir. Bakınız: Sofistler

Etik (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Felsefenin ahlaki değerle ilgili olan alt dalıdır.

Sosyoloji (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Sosyoloji, kökenleri, gelişimi, organizasyonu, şebekeleri ve kurumları da dahil olmak üzere, bireylerin toplumsal davranışı veya toplumun kendisi üzerine çalışmalardır. 

Olgu (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Gerçekleşmiş olan her şeye olgu denir.

Olaybilim (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Olayların ideal varlığını inceleme ve betimleme yöntemi.

Pozitivizm (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Olgularla desteklenen ya da olgularla ilgili verilere dayanan bilginin tek sağlam bilgi türü olduğu görüşüdür.

Mantıksal pozitivizm (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Viyana Çevresi olarak adlandılan filozofların felsefi düşünüş sistemlerini adlandırır.

Ampirizm (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Bilginin tek kaynağının deney olduğunu ileri süren öğreti. (Deneycilik)

Adcılık (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Nominalizm: Tüm sınıflandırıcı sembollerin, insanların onlara yüklediği anlamlar doğrultusunda varlık, anlam ve değer kazandığını savunan görüştür.

Genel Dil Felsefesi (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Bazen 'Oxford' felsefesi olarak da anılır. Bir tür 'dilbilimsel' felsefedir.



Sitede yayınlanmasını istediğiniz Word veya PDF formatındaki özgün yazılarınızı denizemesaj@gmail.com adresine gönderebilirsiniz. Arzu ederseniz kendi isminizle yayılanır. Yine bu adresten görüş ve fikirlerinizi iletmeniz de mümkün.
You can send your original articles in Word or PDF formats that you want to be published on this site to denizemesaj@gmail.com. If you wish, it will publish by your own name. It is also possible to send your opinions and ideas at this address.