Anlayış / Tolerance / Toleranz

İstenilen veya söylenilen bir şeyi hoşgörüyle karşılamak, hâlden anlamak.

The football club has a zero tolerance policy on referee abuse. - Futbol kulübünün hakem hatası konusunda sıfır tolerans politikası vardır.

Anlayış, hoşgörü, tolerans, halden anlamak

Anlayış, hoşgörü, tolerans, halden anlamak

Anlayış konusunda özlüsözler

Anlayış

"Beni hor görme kardeşim. Sen altındın ben tunç muyum? Aynı vardan var olmuşuz. Sen gümüşsün ben saç mıyım? Ne varise sende bende. Aynı varlık her bedende. Yarın mezara girende, sen toksun da ben aç mıyım?"

Alçakgönüllülük Hoşgörü Anlayış Eşitlik
Anlayış

"Birisine bir iyilik yaptığında ne bekliyorsun? Doğru şeyi yaptığından ötürü hoşnut olman ve bu iyiliğin karşılığını beklememen gerekmez mi? Insanlar birbirleri için yaratılmıştır. Ya onlara doğru yolu göster ya da onlara karşı anlayışlı ol."

Anlayış Doğruluk Iyilik
Anlayış

"Eğer birisi yanlış yapıyorsa, ona nazikçe yol göster ve nerede yanlış yaptığını anlat. Eğer bu da onu düzeltmiyorsa kabahati kendinde ara, hatta daha iyisi hiç kimsede arama."

Anlayış Hata
Anlayış

"Hiç kimse görmek istemeyen kadar kör değildir."

Muhafazakarlık Anlayış Algı Alışkanlık
Anlayış

"Şefkatte güneş gibi, kusurlu örtmede gece gibi, cömertlikte su gibi, tevazuda toprak gibi ol."

Şefkat Anlayış Affetmek Cömertlik
Anlayış

"Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler, dünya kendi kendine gider."

Anlayış Özgürlük

Tamamlayıcı Konular

Anlamak Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak.

Barış Anlaşmak, uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortam.

Hoşgörü Her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha, tolerans.

Fikir Özgürlüğü

Affetmek Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek, bağışlamak.