Araştırmak

Bir gerçeği ortaya çıkarmak için aramalarda bulunmak, sormak, soruşturmak.

"Birkaç adam gönder ve durumu araştırsınlar." - İ. O. Anar

Sormak

Araştırmak, aramak, sorgulamak, incelemek, tahkik, tetkik, soruşturmak, irdelemek, mütalaa

Araştırmak, aramak, sorgulamak, incelemek, tahkik, tetkik, soruşturmak, irdelemek, mütalaa

Araştırmak konusunda özlüsözler

Araştırmak

"Akıllı adam aklını kullanır. Daha akıllı adam başkalarının da aklını kullanır."

Akıl Araştırmak Bilgelik Bilgi Dahilik Deneyim
Araştırmak

"Sadece varsayımla bir şeyi kabul etmek ve araştırmamak, üzerini örtebilir, kör edebilir ve yoldan saptırabilir."

Araştırmak Önyargı Bilim
Araştırmak

"Sırtını güneşe çevirirsen gölgenden gayrı bir şey göremezsin."

Aydınlanma Aramak Araştırmak
Araştırmak

"Detaylı çalış, doğru bir şekilde araştır, dikkatlice düşün, düşündüklerini gözden geçir, ciddi ve samimi bir şekilde uygula."

Araştırmak Çalışmak Düşünmek

Tamamlayıcı Konular

Gözlemlemek Dış dünyadaki bir şeyi iyi bilmek için dikkati onun üzerinde tutmak, müşahede etmek.

Eğitim İnsanın yeteneklerinin, özellikle ahlak yetilerinin geliştirilmesi için ona yön ve biçim verilmesi; bu yolda yapılan bilinçli ya da bilinçsiz etkilerin tümü.

Görmek Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak.

Ilgi Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma.

Aramak Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak.

Bulmak Arayarak veya aramadan bir şeyle, bir kimse ile karşılaşmak.

Sormak Birine soru yönelterek herhangi bir konuda ondan bilgi istemek.

Hayatın Anlamı

Adalet Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme

Farkındalık Farkında olma durumu, bilinç.

Akıl Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us.

Gerçek Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, hakiki

Denetlemek Bir işin doğru ve usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını incelemek.

Düşünce Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik.