Merhamet

Bir kimsenin veya bir başka canlının karşılaştığı kötü durumdan duyulan üzüntü, acıma.

He who does not have mercy with Man, God shall not have mercy upon him. - İnsana merhameti olmayana Tanrı merhamet etmez.

Çocukları inciten insanlar merhameti hak etmez. - People who hurt children do not deserve mercy.

Merhamet, acımak, lütuf, inayet, aman, insaf, rahmet, mağfiret, affetmek

Merhamet, acımak, lütuf, inayet, aman, insaf, rahmet, mağfiret, affetmek

Merhamet konusunda özlüsözler

Merhamet

"Merhamet ahlakın temelidir."

Ahlak Merhamet
Merhamet

"Korku, insanlar için o kadar güçlü bir duygudur ki, bizi devralmasına izin verdiğimizde, merhameti kalbimizden çıkarır."

Merhamet Korku

Tamamlayıcı Konular

Affetmek Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek, bağışlamak.

Acımak Başkasının acısına ortak olmak veya durumundan üzüntü duymak.

Iyilik Karşılık beklenilmeden yapılan yardım, kayra, lütuf, kerem, ihsan, inaye.

Adalet Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme

Hoşgörü Her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha, tolerans.