Aristokrasi

Aristokrasi

Üstün değerde insanların bulunduğu bir zümrenin hakim olduğu devlet idaresidir.


İktidarın imtiyazlı ve genellikle soya bağlı bir toplum sınıfının elinde bulunduğu siyasi hükümet şeklidir. Ekonomik, toplumsal ve siyasi gücün soylular sınıfının elinde bulunduğu tarihi yönetim biçimidir. Sözcük "soylular sınıfı" anlamında da kullanılmaktadır.

Aristokrasi terimi ilk kez Atina kent devletinde kullanılmıştır. Terim orduların başında dövüşen genç vatandaşlar için kullanılmıştır. Zira askeri cesaret ve liyakat o dönemde büyük bir erdem olarak görülürdü; ordular "en iyi"ler tarafından yönetilmekteydi. Terim antik Yunan geleneğinden Avrupa Orta Çağı'na geçmiş ve askeri liderlerden oluşan, verasete dayanan bu sınıf "soylular sınıfı" olmuştur. Antik Yunan'daki gibi bu sınıfın üyelerinin köleleri olan bir tebası vardı ve bu kişiler askeri konumlarından dolayı soylu veya en iyi olarak tanımlanıyorlardı.

Aristokrasiye karşı şüphe uyanmasının çeşitli sebepleri olmuştur. Felsefi anlamda Aydınlanma'nın getirdiği "herkes eşittir" söylemi önemliyken, Fransız Devrimi'nin de sebeplerinden sayılabilecek aristokrasinin artık toplumun en iyileri olmadığı fikri de önemlidir. Bu fikrin oluşmasının nedenleri ise çeşitlidir. Her şeyden önce ordu kavramı değişmeye başlamıştı, Kral XIV. Louis orduyu modernize etmişti ve artık aristokratlar at sırtında ordunun başında yer almıyorlar, güvenli bir mesafede orduları uzaktan kumanda ediyor, çoğunlukla kendileri savaşmıyorlardı. Bunun dışında Aydınlanma'nın başlattığı özgürlük fikri halkın aristokratların pratik yaşamda en iyi olmadıklarını görmesine yardımcı olmuştur. Fransız Devrimi'nin odağında bu vardır, onlara göre aristokratlar herhangi bir liyakat veya üstün erdem ile değil de sadece doğarak en iyi yani aristokrat olmayı başarmışlardır. Böylece kazanılmamış, hak edilmemiş bir mevkiyi işgal ettikleri düşünülmüştür. Aristokratların en iyi oldukları inancının çöküşü, en iyinin yönetimi olan aristokrasinin de çöküşünü getirmiştir.

Bugün Birleşik Krallık dahil çoğu Avrupa ülkesinde aristokratik unvanlar hâlâ varlığını sürdürmektedir. Artık yönetimsel bir fonksiyon taşımasa da bu unvan çoğunlukla kişinin saygın ve belirli bir geçmişe sahip olduğunu veya varlıklı olduğunu, her daim olmasa da sık sık, ifade edebilir.çoğunlukla sanat ilim ve bilim konusunda önemli faaliyetleri olan kişiler bu unvana aday gözükür.

Tarihi planda yönetici görevlere sahip askeri bir sınıf bulundurmamış ülkelerde ise aristokrasi daha farklı temellere oturur. Örneğin Amerika Birleşik Devletleri'nde kişinin atalarının ilk göçmenlerden olması anlamında kullanılabilir.

Kelime yapısı bakımından ele alındığı, takdirde aristokrasi (Eski Yunanca «aristos» en İyi, «kratos» kudret) idarenin en iyi kimselerin elinde bulunduğunu gösteren bir siyaset rejimidir. Bu, Platon (Eflatun) un «Cumhuriyet» inde hayal ettiği ideal rejimdir. Fakat, «en iyiler» kimlerdir? Doğal bir aristokrasi yaratan doğal üstünlükler var mıdır?

Eski Yunanistan’da Kleisthenes’in yaptığı büyük değişikliklerden önce Atina idaresi en iyi bilinen aristokrasi şekliydi. Bununla beraber, Yunan siteleri aristokratik veya oligarşik idare şekillerinden zaman zaman uzaklaşmışlardır. Eski Roma da, krallık ve imparatorluk devirleri dışında demokratik müesseselerin gelişmesine rağmen, her zaman için senatonun aristokratik idaresi altında yaşamıştır. Kölelerle aristokratlar arasında ilişkiler bir felsefe doktrinine bağlanmıştı. Köleler aşağı yaratıklar olarak kabul edildiğinden her şeye boyun eğmek onlar için en tabii şeydi.

Bu mesele halledilememiştir. Jean-Jacques Rousseau gibi Herbert Spencer de ilkel topluluklarının aristokrasi rejimiyle idare edildiğini kabul ederler. Aristokrasi idaresinin kurulmasının doğrudan doğruya sebebi bazen bir fetihtir. lspartalılar’ın, Doryenler’in fethedip yerleştikleri memleketler bu durumdaydı. Zaten çok zaman aristokraside askeri unsur önemli bir rol oynar.

Aristokrasi, içine kolay kolay nüfuz edilemiyen kapalı bir müessesedir. Yabancı unsurlara açılma istidadını gösterdikçe iç bünyesindeki bağlılıktan bir şeyler kaybetmeye başlar, sonunda sadece bir asil sınıf haline gelir. Bu durum da bu müessesenin politik haklarının, dolayısıyla itibarının zayıflamasına sebep olur. Roma asil zümresinin durumu buna en güzel örnektir. Yüzyıllarca sonra Fransa’daki aristokrasi de bu yüzden ortadan kalkmıştır.

Bugün aristokrasi bir devlet idaresi olmaktan çıkmış, asalet anlamına gelen bir kelime haline gelmiştir.


Anahtar Kelimeler
Aristokrasi, fransız devrimi, aydınlanma, soylular, siyaset felsefesi
İlgili Diğer Konular

Romantizm (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Aydınlanma Çağı'nda duygusal benlik bilincini, toplumu iyileştirmek ve insanın durumunu iyileştirmek için gerekli bir ön koşul olarak vurgulayan felsefi bir harekettir.

Aydınlanma Dönemi (Felsefe Terimleri Sözlüğü) 18. yüzyıl da insan, aklıyla dine ve geleneklere bağlı kalmadan kendi hayatını aydınlatmaya çalışmıştır.

Antik aydınlanma çağı (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Antik Yunan felsefesinin İ.Ö. 5. yüzyılı kapsayan evresi.

Felsefi Akımlar (Felsefe) Felsefenin günümüze kadar evrimindeki köşe taşları.

Endividüalizm (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Bireyin özgürlüğüne büyük ağırlık veren ve genellikle kedine yeterli, kendi kendini yönlendiren, görece özgür bireyi yada benliği vurgulayan siyaset ve toplum felsefesi.

Siyaset Felsefesi (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Demokrasi, yasama, siyasal ahlak gibi hukuku, siyasal yaşamı, toplumsal konuları ilgilendiren genellikle normatif sorunlar üzerine eğilen bir araştırma alanıdır.

Faşizmin Siyasal Doktrini Üzerine - Alfredo Rocco (Felsefe) Alfredo Rocco (1875-1925), Mussolini hükümeti döneminde Adalet Bakanı olan bir hukuk profesörüdür. Faşist kanunların bazılarının şekillendirilmesine ve İtalyan yasalarının faşist ilkeler çerçevesinde düzenlenmesine katkıda bulunmuştur.

Isyana Dair - Camus (Felsefe) Direniş üzerine Camus'un düşünceleri.

Felsefede Temel Doktrinler (Felsefe) Felsefede doktrinlerin kategorize edilmesiyle ortaya çıkan genel tablo.

İlgili Kişiler

Voltaire (Ünlü Kişiler) Fransız devrimi ve aydınlanmasına büyük katkısı olmuş yazar.

Chateaubriand (Ünlü Kişiler) Fransız romantizm akımının başlatıcısı yazar.

Locke, John (Ünlü Kişiler) Aydınlanma düşünürlerinden en çok etkilenen ve yaygın olarak "Liberalizmin Babası" olarak bilinen İngiliz felsefeci ve doktoru.

Kemal Atatürk (Ünlü Kişiler) Türkiye Cumhuriyeti nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı.

Thomas Aquinas (Ünlü Kişiler) Bilgi felsefesi, metafizik, siyaset ve ruhun ölümsüzlüğü konularındaki yorumlarıyla skolastik düşünceye önemli katkılar sağlamış keşiş ve filozof.

Jaspers, Karl (Ünlü Kişiler) Felsefede varoluşçu akımın teorisyenlerinden Alman filozof ve psikiyatrist. Modern psikiyatri, din felsefesi, tarih felsefesi ve siyaset felsefesinde önemli etkileri olmuştur.

Dante (Ünlü Kişiler) Italyan ozan ve politikacı.

Sartre (Ünlü Kişiler) Felsefi içerikli romanlarıyla 20. yüzyıl’a damgasını vuran düşünürlerden biridir.

Montesquieu (Ünlü Kişiler) Fransız politik düşünürdür.

Foucault (Ünlü Kişiler) Fransız filozof, fikir tarihçisi, sosyal kuramcı ve edebi eleştirmen.

Lukács, Georg (Ünlü Kişiler) Avrupa’da komünist öğretimin gelişmesini etkilemiş olan Macar Marksist düşünür ve edebiyat eleştirmeni.

Bentham, Jeremy (Ünlü Kişiler) İngiliz filozof, hukukçu ve toplum reformcusu. Modern utilitarizmin kurucusu kabul edilir.

İlgili Özlüsözler

Aydınlanma (Özlüsözler) Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinmek, tenevvür etmek.

Fikir (Özlüsözler) Düşünce, mülahaza, mütalaa.



Sitede yayınlanmasını istediğiniz Word veya PDF formatındaki özgün yazılarınızı denizemesaj@gmail.com adresine gönderebilirsiniz. Arzu ederseniz kendi isminizle yayılanır. Yine bu adresten görüş ve fikirlerinizi iletmeniz de mümkün.
You can send your original articles in Word or PDF formats that you want to be published on this site to denizemesaj@gmail.com. If you wish, it will publish by your own name. It is also possible to send your opinions and ideas at this address.