Pozitifizm

Pozitifizm

Araştırmalarını olgulara, gerçeklere dayayan, fizikötesi açıklamaları kuramsal olarak olanaksız, kılgılı olarak yararsız gören; deneyle denetlenmeyen soruları sözde soru olarak niteleyen felsefe doğrultusu.


Alm. Positivismus, Fr. positivisme, İng, positivism, es. t. ispatiye.

Terim olarak, A. Comte'un felsefeye getirdiği bir kavramdır. Olguculuğun temel kavramı olan olgu olgucular arasında türlü anlamlarda kullanılagelmiştir; ancak hepsinin birleştiği , doğa bilimlerinin evren tasarımına ve yöntemlerine uyma zorunluluğudur.

Olguculuğu dizge olarak kuran A. Comte'dur, ama Comte'dan önce D. Hume, d'Alembert ve Turgot da aynı doğrultudadırlar; başka temsilcileri: Mill, Spencer, Mach, Avenarius vb.

Pozitiv sözcügü günlük dilde genellikle iyimser anlaminda kullanilir. Pozitiv düsünmek, iyimser olmayi dile getirir. Oysa bilim ve felsefede baska bir anlama gelir. Pozitiv sözcügü, en genis anlamiyla gerçek olgulari temel alan, metafizik ve teolojik olmayan demektir.

Auguste Comte, pozitiv sözcügünün çesitli anlamlari oldugunu belirtir ve pozitiv sözcügünün 5 anlamini açiklar.[14]

1. Pozitiv sözcügü, verili (var olan) gerçekligi, var olmayan gerçeklikten ayirmak için kullanilir. Olgulari (görünüsü) temel alir. Olgularin arka planini, nedenini sorgulamaz.
2. Pozitiv sözcügü, faydali demektir, yani faydasiz olanin tersidir.
3. Comte’ye göre pozitiv sözcügünün 3. anlami, mutlaklik ve süphecilik ikilemi karsisindaki konumumuzu belirler. Dolayisiyla pozitivizmin üçüncü anlami, pozitivizmi dogmatizmden ve süphecilikten ayirir. Comte’ye göre dogmatizm, kesin ve mutlak bilgiyi savunurken, süphecilik, bilgilerimize güvenilemeyecegini ileri sürer.
4. Comte’ye göre pozitivizmin 4. anlami çogu zaman 3. anlami ile karistirilir. Bu da bilgilerimizin emin bir sekilde belirlenme, güvenilir bilgi ile güvenilmez bilgiyi birbirinden ayirma sorundur. Ona göre, pozitiv olgulari temel alan felsefe, daha önceki felsefelerin yanlisligindan siyrilmistir. Pozitiv felsefenin, böyle bir sorunu yoktur.
5. Comte’ye göre pozitiv sözcügünün 5. anlami, negatif (olumsuz, kötü) olanin zitti olan olumlu anlaminda kullanilir.

Pozitivizmin bu bes anlamini açikladiktan sonra, Comte kendi felsefesi konusunda sunlari yazar. ‘Yeni felsefi düsüncenin biricik esasli niteligini (ki bu niteligi pozitiv sözcügüne yansimiyor) olusturan sey, her yerde göreceli olani mutlak olanin yerine geçirme egilimidir.’[15]

Comte, felsefesinin var olan düzeni degistirmeye degil, korumaya yönelik oldugunu açikça ilan eder: ‘Pozitiv felsefe, yapisi itibariyle, yikmaya degil, organize etmeye yönelik’[16] bir felsefedir. Dolayisiyla toplumsal açidan olumlu, bilimsel olarak belirlenebilen/ispatlanabilen ve verili olgulari temel alan ve bu olgulari düzenlemeye çalisan felsefeye pozitivizm denir. Bir baska deyisle pozitivizm, kendini deney ve gözlemimizle algilanabilen gerçeklik ile sinirlandirmaya çalisan felsefenin kod adidir. Pozitivizm, pozitiv olgulari temel alan pozitiv bilimlerden etkilenir.Comte’nin pozitivizmine elestirilerimizi yöneltmeden önce Comte’nin görüslerini incelemek gerekir.
Comte’nin pozitivpozitivist felsefesi konusundaki düsüncesini özetleyelim.Comte’nin görüsleri iki temel baslik altinda incelenebilir. 1. Insanligin düsünsel evrimi. 2. Bilimler konusunda ansiklopedik yasa (bilimlerin hiyerarsik yapilanmasi)Comte, insanlik tarihini düsünsel dönemlere ayirir. Comte, aslinda bu görüsleri Saint-Simon’dan almistir. Ama Saint-Simon’dan bahsetmez. Bahsettigi bir mektubunda ise, onu tanidigina pisman oldugunu söyler.

Saint-Simon, Fransiz Devrimi’nin yeni bir çigir açtigini ve yeni bir toplumsal düzen getirdigini belirtir. Ona göre, devrimin yarattigi burjuva toplumu insanlik tarihinde özel bir öneme sahiptir. Modern burjuva toplumunun iki temel karakteristik özelligi vardir: Birincisi, modern burjuva toplumunda üretim ve ekonomik iliskiler gelismektedir, ki bu durum ifadesini sanayilesmekte bulmakta; ikincisi, üretim ve ekonomik iliskilerin gelismesi eski soyut ve skolastik felsefeden, toplumsal teorilere geçisi saglamaktadir. Bu toplumsal teoriler yeni bir bilimin (Ekonomi Politigin) dogmasina yol açmistir. Dolayisiyla, sosyoloji, ekonomik politik ve sosyalizm ayni zamanda dogmuslardir. ‘Sosyal’ sözcügü sosyalizmin öncülüdür. Sosyalist düsüncenin dogmasina yol açan sey, sosyal sorunlardir. Sosyoloji sosyalizme açilan bilim olarak dogdu.
Saint-Simon’a göre bu toplumsal teoriler, soyut ve skolastik yöntemlerden uzak durarak, gözleme, deneye dayanmali; var olan olgulari incelemelidir. Toplumun, olgulara dayanarak analiz edilmesi esasen ileri bir adimi teskil ediyordu. Bu nedenle, bilimsel bir tarih ve toplum anlayisini savunan ilk düsünürlerden biridir Saint-Simon. Tarihe ve topluma bilimsel yaklasilmasi gerektigini savunur. Tarihin ve toplumun bilimsel incelenmesini gündeme getirir. Tarihi ve toplumu, teolojinin etkisinden kurtarmaya çalisir. Metafizik ve teolojiden temizlenmis bir tarih ve toplum anlayisi gelistirir. Onun düsüncesinin özü, öncelikle toplumu ve tarihi anlama çabasidir. Hem tarih hem de sosyoloji, ayni konuyu, yani toplumu inceler. Tarih, geçmis toplumu incelerken, sosyoloji, güncel toplumu inceler. Dolayisiyla tarih ve sosyolojiyi birbirinden ayirmak dogru bir yöntem degildir.

Saint-Simon, tarihsel gelismeyi zincirleme bir süreç olarak degerlendirir. Geçmisin bugünü dogurdugunu, bugünün de gelecege gebe oldugu görüsünü ileri sürer. Bu konuda söyle yazar: ‘olan ve olacak olan her sey zincirleme bir dizidir, öyle ki, bu zincirin ilki geçmisi, sonuncusu ise gelecegi olusturur.[17] Bugünün yarina gebe oldugu görüsü, bugün siradan bir görüs gibi görünür. Ama onun zamaninda bu görüs son derece devrimci bir görüstü. Çünkü o zamanin tarihçileri, yalniz geçmiste krallarin nasil hükmettikleri ile ilgilenirlerdi. Tarihçiler, ya krallarin biyografisi ile yada devletlerin savaslariyla ilgilenirlerdi. Hiç bir tarihçi, gelecegin nasil olmasi ve olabilecegi üzerine kafa yorarak, krallara yol göstermezdi.

Ne var ki, gözleme ve olgulara dayanmayi öneren bu anlayis özellikle 1848 devrimlerinden sonra yerini düzen savunucusu bir pozitivizm anlayisina birakir.Comte, esas olarak ‘ilerlemis halklarin’ düsünce tarihini inceler. Kendini ‘beyaz irk’in ve Avrupa uluslarinin düsünsel tarihi ile sinirlar. Bu konuda söyle yazar: ‘Yalnizca ilerlemis halklarin gelisimini dikkate alacagim. Arastirmalar bu nedenle insanligin seçilmis veya önde giden gidenlerinin incelenmesi ile sinirli olmali. Onlar(arastirmalar y.o) beyaz irkin büyük bir bölümünü veya Avrupa uluslarini içermeli.’[18]

[14] Auguste Comte, Rede über den Geist des Positivismus, s. 83-89
[15] Auguste Comte, Rede, s. 91
[16] Auguste Comte, Rede, s. 87
[17] Saint-Simon, age. s. 112
[18] Auguste Comte, Soziologie, Die positive Philosophie im Auszug, s. 167


Anahtar Kelimeler
Pozitifizm, olguculuk, olgu, Comte, Hume, Turgot, Mill, Spencer, Mach, Avenarius
İlgili Diğer Konular

Sosyoloji (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Sosyoloji, kökenleri, gelişimi, organizasyonu, şebekeleri ve kurumları da dahil olmak üzere, bireylerin toplumsal davranışı veya toplumun kendisi üzerine çalışmalardır. 

Yeniçağ Felsefesi (Felsefe Terimleri Sözlüğü) 17 ve 18 yy. larda otoriteden den kurtulmanın verdiği özgür düşünce ortamıyla birlikte çok çeşitli yeni akımlar ortaya çıkmıştır.

Yeni İdealizm (Felsefe Terimleri Sözlüğü) 19. yüzyılın ikinci yarısından sonra özdekçilik, olguculuk ve doğalcılığın egemenliği karşısında idealizmi yeniden canlandırmaya çalışan akımlar.

Subjektivizm (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Nesneyi öznenin dışında ve ondan bağımsız sayan nesnelcilik anlayışına karşı, nesneyi öznenin ürünü sayan anlayıştır.

Olgu (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Gerçekleşmiş olan her şeye olgu denir.

Felsefenin sonu mu geldi ? (Felsefe) Felsefenin sonunun geldiğine dair fikirler son zamanlarda yoğunlaşmakla birlikte bir kaç yüzyıldır dile getirilmekte.

Olaybilim (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Olayların ideal varlığını inceleme ve betimleme yöntemi.

Modern Dönem (Felsefe Terimleri Sözlüğü) 19 ve 20. yüzyılları kapsayan dönemdir.

Deneycilik (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Bilgimizin biricik kaynağının deney olduğunu savunan bilgi öğretisi.

Idea (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Platon'a göre algılarla kavradığımız nesnelerin orijinal formları, örnekleri.

Agnostisizm (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Teolojik anlamda Tanrı'nın varlığının ya da yokluğunun, bilimsel olarak da evrenin nereden türediğinin bilinmediğini veya bilinemeyeceğini ileri süren felsefi bir akımdır.

Ampirizm (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Bilginin tek kaynağının deney olduğunu ileri süren öğreti. (Deneycilik)

Aydınlanma Dönemi (Felsefe Terimleri Sözlüğü) 18. yüzyıl da insan, aklıyla dine ve geleneklere bağlı kalmadan kendi hayatını aydınlatmaya çalışmıştır.

Mantıkçılık (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Mantığı felsefenin temeli sayan anlayış.

Adcılık (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Nominalizm: Tüm sınıflandırıcı sembollerin, insanların onlara yüklediği anlamlar doğrultusunda varlık, anlam ve değer kazandığını savunan görüştür.

Kantçılık (Felsefe Terimleri Sözlüğü) 19 ve 20. yüzyılda etkili olmuş Kant felsefesini dayanak olarak alan felsefe eğilimi.

Yararcılık (Felsefe Terimleri Sözlüğü) 19. yüzyılda İngiltere'de Etik ve Politik Felsefede, "çoğunluk için en iyisi" ahlaki bakış açısıyla öne çıkan bir harekettir.

Nominalizm (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Genel kavramları gerçek saymayıp birer addan ibaret bulan öğreti.

Moralite (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Bir insanın iyi ve kötü açısından davranış biçimleri ve ahlaki düşünüşü.

Nihilizm (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Her şeyin anlamdan ve değerden yoksun olduğunu savunan felsefi görüştür.

Ampirio-kritisizm (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Avenarius ve Mach'ın öznel idealist öğretileri.

Mantıksal pozitivizm (Felsefe Terimleri Sözlüğü) Viyana Çevresi olarak adlandılan filozofların felsefi düşünüş sistemlerini adlandırır.

Yeni Kantçılık (Felsefe Terimleri Sözlüğü) 19. yüzyılda felsefeyi çöküşten kurtarmak üzere özellikle bilgi eleştirisi ve bilgi kuramı açısından Kant'a yönelen çalışmalardır.

İlgili Kişiler

Comte, Auguste (Ünlü Kişiler) Fransız sosyolog, matematikçi ve filozoftur. Sosyolojinin babası olarak tanınır.

Claude Bernard (Ünlü Kişiler) Fransız fizyolog.

Mill, John Stuart (Ünlü Kişiler) Bilgi kuramı bakımından deneyselcilik, ahlak felsefesi bakımından da faydacılık akımına bağlı İngiliz İktisatçısı ve filozofudur.

Hume, David (Ünlü Kişiler) İskoç filozof, ekonomist ve tarihçi.

Thomas Hobbes (Ünlü Kişiler) Thomas Hobbes (1588 -1679). İngiliz felsefecisidir. Leviathan adlı çalışması, batı siyaset felsefesinin başucu eseri olmuştur.

Leibniz (Ünlü Kişiler) Matematik, metafizik ve mantık alanlarında ileri sürdüğü yeni düşünce ve görüşleriyle tanınmaktadır.

Machiavelli (Ünlü Kişiler) Tarih ve politika biliminin kurucusu sayılan düşünür, devlet adamı, askeri stratejist.

Locke, John (Ünlü Kişiler) Aydınlanma düşünürlerinden en çok etkilenen ve yaygın olarak "Liberalizmin Babası" olarak bilinen İngiliz felsefeci ve doktoru.

Bentham, Jeremy (Ünlü Kişiler) İngiliz filozof, hukukçu ve toplum reformcusu. Modern utilitarizmin kurucusu kabul edilir.

Kant, Immanuel (Ünlü Kişiler) Felsefe tarihinin kendisinden sonraki dönemini belirleyici olarak etkilemiş, Alman felsefesinin kurucu isimlerinden biridir.

İlgili Özlüsözler

Bilgi (Özlüsözler) İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat.

Gerçek (Özlüsözler) Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, hakiki



Sitede yayınlanmasını istediğiniz Word veya PDF formatındaki özgün yazılarınızı denizemesaj@gmail.com adresine gönderebilirsiniz. Arzu ederseniz kendi isminizle yayılanır. Yine bu adresten görüş ve fikirlerinizi iletmeniz de mümkün.
You can send your original articles in Word or PDF formats that you want to be published on this site to denizemesaj@gmail.com. If you wish, it will publish by your own name. It is also possible to send your opinions and ideas at this address.